KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7573 E., 2008/8675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı ... ve birleşen dosyada davalı ... ... aleyhine 26.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleşen davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 17.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl davada, davalı ... adına tapuda kayıtlı 277 ada 5 ve 279 ada 6 parsel sayılı taşınmazların birleştirilen davada ise, davalı ... ... adına tapuda kayıtlı 280 ada 1 ve 277 ada 7 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği taşıması nedeniyle kayıtlarının iptali ve tescil talebinde bulunulmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...’ın dayandığı tapunun dava konusu parsellere uymadığı, mahalli bilirkişilerin müşterek beyan ve yer göstermelerine göre, 277 ada 5 parsel sayılı taşınmazda “B” işaretli, 280 ada 1 parsel sayılı taşınmazda “A” işaretli kısımlar ile 279 ada 6 parsel ve 277 ada 7 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu, 279 ada 6 parsele dair davalı ...’ın kabulü bulunduğu ve 279 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devamı 277 ada 8 parselin çayırlık olduğu gerekçesiyle 277 ada 5 parsel sayılı taşınmazın “B” işaretli kısmı, 280 ada 1 parsel sayılı taşınmazın “A” işaretli kısmının 279 ada 6 ve 277 ada 7 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel kütüğüne kaydedilmesine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Davada, 277 ada 5, 279 ada 6, 280 ada 1 ve 277 ada 7 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu iddia edilerek davalı gerçek kişiler üzerindeki kaydın iptali istenmiştir. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi ilk fıkrasında vurgulandığı üzere mera; kullanma ... bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Mera olan bir yerin bir veya birkaç köy ya da belediye halkına kullanılmak üzere tahsisi olanaklıdır.
Başka bir deyişle, köy veya belediyenin mera üzerinde sadece yararlanma ... vardır. Meralar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz. Bu özelliğinden dolayı da, gerçek kişi adına kadastro çalışmaları sırasında tahdit ve tescil edilen ve ancak aslında mera olan bir yerin mülkiyetine yönelik dava köy veya belediye tarafından değil, taşınmazın asli maliki olan Hazine tarafından açılabilir.
Kısaca ifade etmek gerekirse; aslında mera olan taşınmazda köy veya belediyenin yararlanma ... olsa da bu hak köy veya belediyeye taşınmaz mülkiyetinde değişiklik isteme yetkisi tanımaz.
Hal böyle olunca, belediye tarafından mülkiyet değişikliği istemi ile açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine, istemin esasının incelenerek dava kısmen kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7573, K. 2008/8675, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama