KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/766 E., 2008/1941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, maliki olduğu 253, 215 ve 239 parsel numaralı taşınmazlara ait tapu kayıtlarında “Adali” olan baba isminin “İlyas” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekten de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu nedenle mahkemece, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak araştırma sonucu tapu maliki ile isminin düzeltilmesi istenilen kişinin aynı kişi olduğu saptandığı takdirde davanın kabulüne verilmelidir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosyaya getirtilen kadastro tutanağının edinme sebebine ilişkin bölümünde taşınmazın, 1936 tarih ve 203 sıra numaralı vergi kaydı ile ... zilyetliğinde iken 1940 tarihinde ölümü ile evlatları ... ve ...’ya kaldığı, ...’nın da payını haricen kardeşi ...’ye devrettiği belirtilerek ... kızı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacıya ait nüfus kaydına göre, ...’nin ... isminde kardeşi bulunmakta olup ... isminde bir kardeşi bulunmadığı gibi mahkemece “... kızı ... ...” kaydının bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma da yapılmamıştır. O halde mahkemece, belirtilen eksik kayıtlar ilgili merciden getirtilerek sağ olduğu belirtilen tutanak bilirkişisi ... Barlak’ta dinlendikten oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/766, K. 2008/1941, 19 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama