Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesi hükmüne göre arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Kısaca ifade etmek gerekirse; bilirkişinin 17.12.2004 tarihli krokisinde kırmızı ile boyadığı ve 1550 m2 olarak ölçtüğü taşınmaz bölümünün malikleri 736 parselin malikleri olan davalılardır. Ne var ki.
Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi ile mülkiyet hakkı kapsamına istisna getirilmiş, zemin ile üzerindeki yapı arasındaki bağlantı kesilerek bazı koşulların varlığı halinde yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme imkanı tanınmıştır.
Bunun için öncelikle bir yapıyı kendi malzemesiyle yapan kişinin inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyiniyetli olması diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu ya da 05.07.1944 tarih ve 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği üzere mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir.
Somut olayda; davacı iyiniyetini açıklamak amacıyla öncesi 569 parsel olan taşınmazı davalıların miras bırakanı ... ve diğer kardeşi ... ile birlikte satın alındığını, ancak başlangıçta ... adına olan tapunun onun satışı ile 08.06.1993 tarihinde eşi ve diğer davalıların miras bırakanı adına geçirildiğini, inanç ilişkisi sebebiyle taşınmazda hakkı olduğunu ileri sürmüştür. Ne var ki, davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar davalılar tarafından kabul edilmemiştir.
Gerçekten, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi inanç ilişkisinin yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davacı inanç ilişkisini yöntemine uygun kanıtlayamadığından, davalılar adına çapa bağlanan taşınmaza haksız elatan yapı maliki sayılır.
İyiniyeti kanıtlayamayan davacının davasının bu nedenle reddi gerekirken değişik gerekçeyle reddedilmesi doğru değil ise de, hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilerek, HUMK.nun 438/son maddesince gerekçesi DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.