KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7821 E., 2008/10146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.08.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesine dayanılarak sözleşmenin tarafı olmayan davalının kiralanandan tahliyesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davacının kiraladığı ve tahliye talebinde bulunduğu yerin yapının ortak alanlarından olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gibi, ortak alan olan yerden tahliye talebinde bulunulamayacağını bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Burada öncelikle, davada dayanılan istem ve nedeni üzerinde durulmalıdır. Belirtmek gerekir ki, davada 01.04.2006 tarihli dava dışı bina maliki ile yapılan kira sözleşmesine değil, taraflar arasında düzenlenen “Sözleşme” başlıklı adi yazılı belgeye dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmenin incelenmesinden davalının binanın eski kiracısı olduğu, mecurun 01.04.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle malik tarafından davacıya kiralandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin de kiralanandan davalının tahliyesini teminen düzenlendiği görülmektedir. Bu sözleşmenin tarafları bağlayacağı açıktır. Davalı, sözleşmede kararlaştırılan tahliye tarihi geçtiği halde, edimini yerine getirmemiş, davacının gönderdiği 11.12.2006 tarihli ihtarname ile de temerrüde düşmüştür.
HUMK.nun 76.maddesi hükmünce bir davada olayları anlatmak görevi taraflara, anlatılan olaylara uygun yasa kuralını bulup uygulamak ise hakime ait bir görev olduğundan mahkemece, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan çerçevede giderilmesi yerine, davaya yanlış anlam verilerek yazılı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7821, K. 2008/10146, 15 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama