KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7970 E., 2008/9233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.03.2006 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, hasılat kira ilişkisinden kaynaklanan alacak kalemlerine ilişkindir.
Davalılar, ibra sözleşmesi olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava savunma gibi reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, 02.06.2003 günlü sözleşmenin altına yazılan ve davacı tarafından imzalandığı bildirilen 24.02.2006 tarihli “iş bu sözleşme taraflar arasında karşılıklı hiçbir hak ve alacak talebi olmaksızın fesh edilmiştir. Taraflar bu sözleşmeden kaynaklı birbirlerini ibra ederler.” sözleri ibraya ilişkindir. İbra borcu söndüren nedenlerden birisidir.
Ne var ki somut uyuşmazlıkta, davacı ibra beyanının altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 14.06.2007 günlü bilirkişi raporunda; sözleşme altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu, 11.10.2007 günlü Adli Tıp Raporunda imzanın davacı eli ürünü olmadığı, 05.02.2008 tarihli raporda ise; yine imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Görülüyor ki, rapor içerikleri yek diğeriyle çelişkilidir. Raporlarda görüşlerden birini diğerine üstün tutma olanağı da bulunmamaktadır. O yüzden mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi zorunludur.
Bu durumda yapılması gereken iş, Güzel Sanatlar Akademilerinde öğretim görevlisi olan kişilerden oluşturulacak bilirkişilere imza incelemesi yaptırılmalı, ayrıntılı ve gerekçeli ayrıca daha önceki raporların hangi nedenle haklı veya haksız görüldüğünü gösteren rapor alınmalı, dava alınacak bu raporun sonucuna uygun salim bir sonuca bağlanmalıdır.
Bilirkişi görüşleri arasındaki aykırılık orta yerdeyken davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7970, K. 2008/9233, 11 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama