KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/798 E., 2008/2848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.09.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 274 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını belirterek, davalılara ait 639,276 ve 1049 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı 639 parsel sayılı taşınmaz maliki olan Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava Türk Medeni Kanununun 747 (önceki Medeni Kanunun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cavep verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyacı veya geçit hakkı yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmazın aleyhine kurulacağından aleyhine geçit istenen taşınmaz ya da taşınmazlar maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.Aleyhine geçit kurulan 639 parsel sayılı taşınmaz maliki olan hazine hakkında harcı verilmek suretiyle usulüne uygun olarak açılmış veya haricen açılarak bu dava ile birleştirilmiş bir dava bulunmamaktadır.Mahkemece, taraf teşkilindeki bu eksiklik tamamlanmadan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinde kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/798, K. 2008/2848, 6 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama