KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8195 E., 2008/9123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili tarafından, davalı ... ve dahili davalılar aleyhine 29.06.2007 ve 25.02.2008 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olaya gelince;
Davacı vekili, müvekkilinin 2390 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, umumi yola çıkışı bulunmadığından davalıya ait 2387 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiş, 25.02.2008 tarihli harçlandırdığı dahili dava dilekçesi ile 2388 ve 2389 parsel sayılı taşınmaz maliklerini davaya dahil etmiştir.
Mahkemece, 2390 parsel sayılı taşınmaz lehine, 03.01.2008 günlü bilirkişi raporuna ekli krokide kahverengi renk ve "B" harfi ile gösterilen kesimden (2387, 2388 ve 2389 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden) geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü dahili davalılar temyiz etmişlerdir.
Az yukarda belirtildiği üzere, geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda uygun güzergah saptanırken, zorunluluk olmadıkça aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde ise, bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesis edilmelidir.
Somut olayda, mahkeme gerekçesinde, bilirkişinin saptadığı üç alternatifte de yükümlü taşınmazların kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu, bu nedenle en az zarar ilkesi gereğince 2390 parsel sayılı taşınmaz lehine kurulan geçit hakkının 2389 ve 2387 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırından geçtikten sonra, 2388 parseli ikiye bölecek şekilde geçit hakkı kurularak genel yola ulaşıldığı belirtilmektedir.
Halbuki, dosya arasındaki pafta incelendiğinde, 2390 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulurken, 2389 ve 2387 parsellerin ortak sınırından sonra, 2388 parselin iktisadi ve çalışma bütünlüğünü bozmayacak şekilde, 2388 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırını takiben veya 2387 parsel sayılı taşınmazın batı sınırını takiben, ya da 2388 ve 2387 parsellerin ortak sınırından genel yola ulaşma olanağı olduğu halde; bu alternatiflerin tartışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, gerekirse mahallinde, yeniden keşif yapılarak, ya da dosya bilirkişiye tevdii edilerek, 2388 parsel sayılı taşınmazın iktisadi ve çalışma bütünlüğünü bozmayacak bu alternatifler üzerinde de durulup sonuca gidilmek yerine yazılı şekilde 2388 parseli ikiye bölecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8195, K. 2008/9123, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama