KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8280 E., 2008/9232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil davasının reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen 15.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yüklenicinin temliki işleminden kaynaklanan mülkiyet aktarımı, ikinci kademedeki istek ise, sözleşmenin ademi ifası nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı arsa sahibi, eserin sözleşmede kararlaştırılan sürede meydana getirilmediğini, yüklenicinin işi eylemli olarak terk ettiğini, eserin getirildiği fiziki seviyenin %42 olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur. Davalı yüklenici, davayı kabul etmiştir. Mahkemece, yüklenici edimlerini yerine getirmediğinden mülkiyet aktarımı isteminin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalılar arasında 18.06.2003 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan yapının zemin kat girişe göre sağ taraftaki 4 numaralı bağımsız bölümünün yüklenici tarafından 12.12.2003 günlü sözleşme ile davacıya satışının vaad olunduğu görülmektedir. Diğer taraftan, ...
Tüketici Mahkemesinin 2007/141 Esasında kayıtlı dava dosyasından aynı davalılar aleyhine davacı ... tarafından aynı nedenlere dayalı olarak binadaki 7 numaralı bağımsız bölümü kayıt iptal ve tescilinin istendiği, davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Her iki davanın hukuki sebebi aynı yüklenicinin temliki işlemidir. Davanın davalıları eldeki davanın davalılarıdır.
HUMK.nun 45. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde her iki dava arasında bağlantı var sayılır. Aynı sözleşmeden doğan ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların farklı hukuki sonuçlara varılmasının önüne geçilmesi için birleştirilerek görülmesi gerekir.
Mahkemece, yapılan bu hukuki saptama göz ardı edilerek eldeki davanın esası hakkında bağımsız hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8280, K. 2008/9232, 11 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama