KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8399 E., 2008/9311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.03.2006 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırı elatmanın giderilmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 18.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taraflara ait taşınmazların ortak duvarında davalı tarafından yapılan proje dışı imalatlar nedeni ile oluşan gürültü, koku, ses, ısı ve görüntü kirliliğine ilişkin komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yargılama sırasında komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunun 683 maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. uyarınca herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan rahatsızlık vermek yasaktır.
Bu hükmü ile malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece, kurulacak hükümde, zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Eldeki davada davacı dava dilekçesi ile davalının, tarafların taşınmazlarının ortak duvarına kapı açmak, personel soyunma odası ve eklenti yapmak, LPG tüpü yerleştirerek yangın tehlikesi oluşturmak, ortak alana yerleştirilen fan ile koku ve gürültü oluşmasına neden olmak suretiyle oluşan komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir. Mahkemece dava konusu hakkında açıklama istenmesi nedeni ile davacı vekili tarafından sunulan 27.06.2006 tarihli dilekçede, yapılan eklentilerin metal baca ve klimalar olduğunu ve bu eklentilerin davacı binasına zarar verdiğini, havalandırma, soğutma, ısıtma, işyerine LPG sağlama sistemlerinin projesine aykırı olduğu için zarar oluşturduğunu ve kaldırılmalarını beyan etmiştir.
Keşif sonucu 31.05.2007 tarihli inşaat bilirkişisi ve 11.05.2007 tarihli İtfaiyeci bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile yangın tehlikesi ve koku oluşturan bacaların tehlike ve koku oluşturmayacak seviyede yükseltildiği, LPG tüplerinin kaldırıldığı, nevarki klimaların eski yerlerinde durduğu ve LPG tanklarının bağlantı armatürlerinin de halen kaldırılmadığı bildirilmiştir. Mahkemenin metal bacalar yönünden davalı tarafından tehlike yaratan durumları giderildiği için karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda yasaya bir aykırılık yoktur, fakat ne şekilde zarar verdiği araştırılmayan klimalar ile zarar oluşturma riski bulunan LPG tanklarının bağlantı armatürleri yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemsi doğru olmamıştır.
Bütün bu açıklamalardan sonra ortak duvara monte edilen klimalar yönünden mahkemece yapılması gereken iş; yeniden keşif yapılarak konusunda uzman kişilerden davaya konu klimaların komşuluk hukuku çerçevesinde bir zarar doğurup doğurmadığını tespit etmek ve yukarıda yazılan ilkeler doğrultusunda değerlendirmek ve sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.
LPG tanklarının bağlantı armatürleri yönünden ise bu armatürler yerlerinde durduğu sürece her zaman LPG tankı bağlanabilir durumda olması nedeniyle zararın ortadan kalktığı söylenemez. Mahkemece LPG tankı bağlanılması durumunda yangın tehlikesi oluşturduğu uzman bilirkişilerce tespit edilen LPG tankı bağlantı armatürlerinin kaldırılmasına karar verilmelidir.
Mahkemece, bütün bu yönlerin göz ardı edilmesi suretiyle yukarıda açıklanan istemler hakkında bir karar verilmemesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8399, K. 2008/9311, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama