KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8437 E., 2008/9356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç ilişkisi yazılı delil ile kanıtlanabilir. Böyle bir yazılı belgenin bulunmaması halinde ise en azından olayın tamamının ispatına yeterli olmamakla birlikte bunun vukuuna delalet edebilecek ve karşı taraf elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin söz konusu olması halinde de inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanması mümkün olabilir.
Bunlardan hiçbirinin olmaması durumunda dava redde mahkum ise, davacı taraf delilleri arasında yemine de dayanmışsa , mahkemece davacının, davalıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması gerekir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konuşu taşınmazın kendisine ait iken arkadaşının kredi çekmesine temin için üçüncü şahıs ipoteği olarak bankaya rehin verdiğini, borcun ödenmemesi nedeni ile ... İcra Müdürlüğü’nün 1998/1835 esas sayılı dosyası ile satışına karar verildiği, kendisinin ihaleye girmesinde kanuni engel olması nedeni ile damadı olan davalıyı kendi adına ihaleye soktuğunu ve taşınmazın ihale bedelini kendisinin ödediğini belirterek davalı adına olan kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir
Mahkemece dava konuşu taşınmaz ile ilgili bazı ödemeler ile birlikte tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı taraf yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen yazılı delil veya davanın tamamen ispatına kafi olmamakla beraber vukuuna delalet edebilecek karşı taraf elinden çıkmış bir belgeyi dosyaya ibraz edememiş ve yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olabilecek belgeyi dosyaya sunamamıştır. Mahkemece davanın kabulü bu nedenlerle yerinde değildir. Ancak davacı dava dilekçesinde “diğer yasal deliller” demek sureti ile yemin deliline de dayanmış sayılır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; davacıya yemin deliline başvurma hakkının bulunduğunu hatırlatarak sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8437, K. 2008/9356, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama