KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/850 E., 2008/2207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkinmdir.
Ülkemizde arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyacı veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda, davacı tapu ile malik olduğu 1029 parselin genel yola ulaşabilmesi için geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Kadastro haritasında 1029 parselin kuzeyinde anayola ulaşan 1,5 metre eninde patika yol mevcuttur. Böylece davacı parselinin nisbi geçit ihtiyacı içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece diğer seçenekler de değerlendirilerek patika yolun her iki tarafından 0.75 metre eninde geçit hakkı kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin kabulüne göre, krokide gösterilen 1,5 metre enindeki patika yolun her iki tarafından 0.75 metre eninde geçit hakkı kurularak kadastrol yolun arada kaldığı görülmektedir. Bu şekilde kadastrodaki patika yolun arada kaybedilerek sadece davacının kullanılmasına özgülendirilmesi doğru olmamıştır. Nisbi geçit ihtiyacı bulunan davacı taşınmazı için fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi dikkate alınarak bir yönden yeterli miktarda geçit hakkı kurularak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerekir.
Kabule görede, depo edilen geçit bedelinin hükümde hangi parsel malikine ne miktarda ödeme yapılacağı açıkca gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, ödemede zorluk çıkaracak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/850, K. 2008/2207, 25 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama