KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8655 E., 2008/10232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davalıların mülkiyet hakkını taşkın kullanmaları sonucu yolda oluşan hasarın istinat duvarı yapımı suretiyle giderilmesi ve elatmanın önlenmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların hukuka aykırı elatmasının önlenmesini ve yolun eski hale getirilmesine, hükmün infazında bilirkişi rapor ve krokisinin gözetilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının kat irtifakı kurulmuş 3647 sayılı parsel üzerinde 3 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğu, hafriyat çalışmaları yapılan 5212 parsele ise davalılardan ...’in malik olduğu, bu davalı ile davalı ... Konut Yapı Kooperatifi arasında inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuyla paftasında 7 m. eninde işaretlenen yerin genel yol olarak paftasına işaretlendiği sabittir. Yine bilirkişi marifetiyle, 1512 parselde yapılan hafriyat çalışmaları sonucu paftasında 7 m. eninde işaretlenen yolun çöktüğü, bu şekilde zararın ortaya çıktığı saptanmıştır.
“Taşınmaz malikinin sorumluluğu” başlıklı Türk Medeni Kanununun 730. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının aşırı kullanılması sonucunda zarar
gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimsenin taşınmaz malikinden durumun eski hale getirilmesini ve zararın giderilmesini isteme olanağı bulunmaktadır. Yasanın 737. maddesine göre de, malikin taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken komşularını olumsuz etkileyecek taşkınlıklardan kaçınması gerekir. Her iki yasa kuralı birlikte değerlendirildiğinde bu gibi uyuşmazlıklarda öne çıkan unsurun “zarar unsuru” olduğu görülmektedir. Hafriyat çalışmaları sırasında meydana gelen zarar bilirkişi tarafından saptandığına göre, davalılardan taşınmaz maliki olan ... Türk Medeni Kanununun 730. maddesi hükmünce hafriyat ve inşaatı yapan davalı Kooperatif ise haksız fiil faili olmasından ötürü sorumludur.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılardan ... ve ... Yapı Kooperatifinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan Kooperatif tüzel kişidir. Davalı ... ise kooperatifin temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Bir tanımlama yapmak gerekirse temsil; başkası nam ve hesabına işlem yapmak demektir. Başkası nam ve hesabına işlem yapma yetkisi ise “temsil yetkisi” olarak bilinir. Temsil ilişkisinde daima üçlü bir durum vardır. Bu ilişki “temsil edilen-temsilci ve üçüncü şahıs“ arasında kurulur. Temsilde hukuksal işlemin tarafları ile bunu yapanlar farklı kişilerdir.
Hukuksal işlem temsilci tarafından yapıldığı halde,hüküm ve sonuçları temsil olunana ait olacaktır. Dolayısıyla eldeki davada, temsilci olan kooperatifi başkanı davalı ...’a husumet düşmez. Bu davalı hakkındaki davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, temsilci olan davalının da zarardan sorumlu tutulması doğru değildir.
3- HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri hükmünce mahkemece yazılacak kararlarda her iki tarafa da yüklenen hak ve borçların neler olduğunun açıkça gösterilmesi, kararın infazında hiçbir şüphe ve tereddüt yaratılmaması gerekir. Aksi takdirde, taraflar arasındaki çekişme giderilemez.
Somut olayda mahkemece, hükmün infazının yapılması konusunda bilirkişi raporuna göndermede bulunulmuş ise de, bilirkişinin 29.07.2005 tarihli bilirkişi raporu da infaz için yeterli değildir. Bu haliyle hüküm yasanın 389. maddesine uygun kurulmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, gerek duyulursa yerinde yeniden keşif de yapılarak zararın “eski hale getirilerek” giderilmesi için yapılması zorunlu işlem basamakları bilirkişilere tek tek açıklattırılmalı, bu konuda proje
düzenlettirilmeli, hükmün infazı bu şekilde olanaklı hale getirilmelidir.
Değinilen yasa kuralının gözetilmemesi de bozmayı gerektirir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8655, K. 2008/10232, 16 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama