Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayanan mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici şirket, davacıya yapılan temlik işlemini doğrulamış, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Biçimine uygun düzenlenen 14.07.1998 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafları arsa sahipleri ..., ... ve ... ile yüklenici ... İnşaat Ltd.Şti.’dir. Bu tür sözleşmelerle yüklenici, kişisel hak kazanır. Yüklenici, kazandığı kişisel hakkını doğrudan arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği gibi, alacağın temliki yoluyla üçüncü kişilere de temlik edebilir.
Nitekim somut olayda, davacı 29.12.1998 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yüklenici ... İnşaat Ltd.Şti.’nden şahsi hakkını temellük etmiştir. Davacının, 29.12.1998 tarihli sözleşmeye dayanarak tescil talebinde bulunması hiç kuşkusuz yüklenicinin eser sözleşmesiyle yüklendiği edimini yerine getirmesine bağlıdır.
Ne var ki, 14.07.1998 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, sözleşmenin taraflarınca 24.08.1999 tarihinde fesh edilmiş, taraflar hak ve alacakları konusunda yekdiğerini ibra etmiştir. Başka bir deyişle, yüklenici, 14.07.1998 tarihli sözleşmeyle üstlendiği edimleri yerine getirmemiştir.
Davacı ademi ifa sebebiyle Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanarak akidi olan davalıda tazminat isteminde bulunabilirse de, fesh edilen asıl sözleşmeye dayanmak suretiyle mülkiyet aktarımı isteyemez. Davanın reddolunması sonuç olarak doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davanın reddolunması sonuç olarak doğru olduğundan, mahkeme karar gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek, davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın gerekçesi DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 16.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.