KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8716 E., 2008/9269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2004 gününde verilen dilekçe ile tesbit ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı vekili tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... vekilinin tescil isteminin husumet yönünden reddine dair verilen 20.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı köy, toplulaştırma suretiyle parsel numarası alan fakat tapuya bağlanmayan taşınmazda, nitelik belirlemesi isteminde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, Türk Medeni Kanununun 713/6. maddesi uyarınca da taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Hazinenin tescil isteminin husumet noktasından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan çekişme konusu taşınmaza ait tapu kayıt örneğinden, 14562 m2 yüzölçümündeki 539 parselin toprak tevhidi yoluyla davacı köy tüzel kişiliği adına 09.04.1968 tarihinde tescil edildiği görülmektedir. Gerçekten, Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2004 tarih 5/15 sayılı kararında vurgulandığı üzere toplulaştırmaya yönelik idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek ortadan kaldırılmadığı sürece bu yolla oluşturulan tapu kaydına değer tanımak gerekir.
Kısaca belirtilmelidir ki, çekişme konusu taşınmaz tapuya kayıtlı bir taşınmazdır. Bu özelliğinden dolayı tapusuz taşınmazların olağan üstü zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasına ilişkin Türk Medeni Kanununun 713/6. maddesi eldeki uyuşmazlıkta uygulanamaz. Diğer taraftan, HUMK.nun 72 ve 74.maddeleri uyarınca hakimin iki taraftan birinin talebi olmaksızın resen bir davayı inceleme yetkisi yoktur.
Davalı Hazinenin açtığı bir dava yokken, savunma yoluyla mahkeme önüne getirdiği isteğin açılmış bir dava varmış gibi değerlendirilerek talebinin bu şekilde reddi doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacı köy tarafından vasıf değişikliği talebiyle açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar vermekten ibarettir. Değinilen yönün göz ardı edilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8716, K. 2008/9269, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama