Dava, hasılat kira ilişkisinden kira parası alacağı üzerinde çıkartılan muarazanın giderilmesi ve fazla ödenen 6.000,00 YTL’nin istirdat istemleriyle açılmıştır.
Davalı, uyarlamanın DHMİ Genel Müdürlüğü’nün bütün kiracıları bakımından yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, DHMİ Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki hasılat kira ilişkisinin 24.04.2002-31.03.2003 dönemleri için kurulduğu, sözleşmede bu dönem için aylık kira parasının 5250 $ olarak saptandığı, sözleşmenin “ödemeler” başlıklı 6.maddesinin d bendinde “kiracı DHMİ yer tahsis ücret tarifesindeki esasları aynen kabul eder. Yeni dönem kira bedelini USA Dolar veya Türk Lirası olarak tespitine DHMİ yetkili olup, kiracı DHMİ’ce tespit edilecek kira bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme, sürenin bitiminden sonra Borçlar Kanununun 287.maddesi hükmünce susma ile yenilenmiş davalı kiralayan 01.04.2003 tarihinden başlayan yeni dönem için davacı kiracıdan 5250 EURO aylık kira parası talebinde bulunmuştur.
Borçlar Kanununun 83.maddesi hükmünce, mevzuu para olan borç memleket parasıyla ödenir. Ancak tarafların yabancı para birimi üzerinden sözleşme yapmış olmaları halinde alacağın kararlaştırılan yabancı para birimi üzerinden ödenmesi istenebilir. Kural olarak da alacaklı sözleşmede
kararlaştırılan yabancı para birimi ne ise ödemenin o para üzerinden yapılmasını isteyebilir. Ahde vefa=söze sadakat ilkesi bunu gerektirir. Burada hemen belirtilmelidir ki, davalı kiralayanın sözleşmede ABD doları olarak kararlaştırılan aylık kira parasının yeni dönem için sözleşmenin az yukarıda sözü edilen “ödemeler” başlıklı 6.maddesinin d bendine aykırı olarak EURO üzerinden yapılmasını istemesi sözleşmeye aykırıdır.
Ancak, sözleşmeye aykırı bir talep olsa da davalı kiralayanın bu istemi davacı tarafından gönderilen faturaların ticari defter ve kayıtlara işlenerek benimsenmesi halinde, taraflar sözleşme hükmünü tadil etmiş, benimsenen yeni durum üzerinde anlaşmış kabul edilir. Mahkemece, bu konuda yapılan inceleme ve araştırma ile ödemeler hususunda yaptırılan bilirkişi incelemesi yeterli değildir.
Mahkemece yapılması gereken ...; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde çekişmenin doğduğu 01.04.2003 ile 30.05.2005 döneminde davalının talep ettiği 5250 EURO aylık kira bedelini davacının benimseyerek ödeme yapıp yapmadığını, gönderilen faturaları ticari defter ve kayıtlara yansıtıp yansıtmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptamak, öte yandan yine aynı dönem için kira parasının ödendiğinin ispat yükünün davacıda olduğu düşünülerek bu konudaki delillerini isteyip toplamak, gerek görülürse aynı konuda ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak, hem kira parası üzerinde çıkartılan muaraza hem de fazla ödemelerle ilgili istem hakkında bütün bunların sonucuna uygun bir hükme varmak olmalıdır.
Eksik inceleme, araştırma ve davalı vekilinin bağlayıcı özellik taşımayan beyanı dikkate alınarak istek yazılı biçimdeki hükümle sonuçlandırıldığından, karar bozulmalıdır.