KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2008/8875 E., 2008/10834 K.·Dürüst Davranma Ecrimisil Elatmanın Önlenmesi İntifa Hakkı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2008
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 794 ]
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 73 ]
"İçtihat Metni"
anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içe
risindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, taşınmazın maliki olduğunu, elatmanın kaldırılmasının istene-meyeceğini, talep edilen ecrimisil tutarının da fahiş olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının diğer isteklerinin reddine, 9.680.00 YTL ecri-misilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınır ve taşınmaz, hatta haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Eldeki davada istemin dayanağı olan 159 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payın intifa hakkı kanundan kaynaklanmıştır.
İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzelkişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer.
Kanuni intifa hakları hariç (TMK m. 495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Az önce sözü edildiği üzere, intifa hakkını sona erdiren nedenlerden birisi de hakkın konusu olan şeyin yok olması, kısaca hak sahibinin artık ondan yararlanma olanağının kalmamasıdır. Somut olayda da, kanuni intifa hakkı tapuda (incir bahçesi) niteliğinde yazılı 159 parselin 1/2 payına konulmuştur.
Ne var ki, dosya kapsamındaki delillerden 159 parsele sonradan malik olan davalının intifa hakkı konusunu yok ettiği, eylemli olarak bu parsel üzerine incir ağaçlarının kesilerek binalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, eylemli duruma göre kanuni intifa hakkının sürdürülmesi artık olanaklı değildir.
Bu gibi durumlarda Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüst davranma kuralları doğrultusunda hak sahibinin isteyebileceği, bozulan yararlar dengesinden ötürü intifa hakkı bedelinin ödenmesi karşılığı bu hakkın terkinini talep etmek olmalıdır. Aksinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğinden korunmaz.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, hakkın konusu eylemli olarak ortadan kaldırıldığından davacının 159 parselin 1/2 payındaki intifa hakkın karşılığını bedel olarak hesaplatmak, intifa hakkı bedeli davacıya ödemek, taşınmaz üzerindeki intifa hakkını kaldırarak taraflar arasındaki ilişkiyi tasfiye etmek olmalıdır.
Değinilen bu hususlar bir yana bırakılarak istemin bu hususlar dışında bırakılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8875, K. 2008/10834, 25 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama