KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8950 E., 2008/10324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 618. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların(bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden yada dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.
Somut olayda;
Davacı, davalıların sınıra diktikleri ağaç ve dallarının gölge yaparak
kendi taşınmazına zarar verdiğini ve ürün almasına engel olduğunu belirterek, bunların kesilmesi suretiyle zararın giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuş, mahkemece mevcut zarar olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmişlerdir.
Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan 21.4.2008 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; “Buğday bitkisi halihazırda gelişim evresinde olduğundan mevcut durumda zararın bariz bir şekilde görülmediği, ancak ürün hasat döneminde kesin zararın netlik kazanacağı, bunun da 1 dekar alanda yaklaşık %20 lik verim kaybına neden olacağı. Teknik olarak sınırdan en az 3 metre içeriye dikilmiş olması gerektiğini, olumsuzlukları ortadan kaldırmak için kesilmelerinin uygun olacağı” belirlenmiştir.
Bu itibarla, davalının yukarıda belirtilen ilkelere aykırı şekilde komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan bir kullanım hali saptandığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8950, K. 2008/10324, 17 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama