KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8963 E., 2008/11214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, muris babaları Halil Muşmula’nın davalı ile yaptığı anlaşma gereği 249 parseldeki 1/16 payını davalıya tapuda devrettiğini, bu karşılık davalının taşınmazda yapacağı parselasyon işlemi sonucu oluşacak parsellerden bir adedini 11.11.1988 tarihli taahhütname ile murislerine vermeyi taahhüt ettiğini, imar işleminin tamamlandığını ancak oluşan 7539/3 parselin devredilmediğini belirterek adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin davalı tarafından kabulü nedeniyle, 7539 ada 3 parselin davacılar adına tescili gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, taşınmazın üçüncü kişiye satılması nedeniyle davacı istemini HUMK.nun 186. maddesi gereğince tazminata dönüştürmüş, mahkemece tazminata hükmedilmiş, davacı, belirlenen değerin düşük olduğunu, yetersiz bilirkişi incelemesi yapıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Dava sözleşme ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı sözleşmenin ifa olanağı kalmadığından tapu iptali ve tescil isteğini tazminata dönüştürmüştür. Mahkemece tazminat miktarının belirlenmesi için taşınmaz başında 3 kez keşif yapmış ve birbirlerini doğrulamayan çelişkili
bilirkişi raporlarından 20.03.2008 tarihli keşif sonrası verilen rapor esas alınarak tazminat miktarı belirlenmiştir. Bilindiği gibi HUMK.nun 281. maddesi gereğince görüşüne başvurulan bilirkişinin denetime elverişli ve gerekçeli rapor hazırlaması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda diğer raporlardaki değerlerin neden dikkate alınmadığı hususu belirtilmediği gibi mahkemenin son iki rapordaki değerlerin birbirine yakın olması nedeniyle son rapora üstünlük tanındığı şeklindeki gerekçesi de anılan 281. madde karşısında yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlar yönünden emsal araştırması yapılması, Tapu Sicil Müdürlüğünden o bölgedeki taşınmaz satış değerlerinin sorulması, tüm bunlar belgelendirildikten sonra, taşınmaz başında teknik ve mülk bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, gerekçeli ve denetime uygun bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmelidir. Tüm bu yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8963, K. 2008/11214, 9 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama