KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9045 E., 2008/10672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 6/7 hisse sahibi olduğu paylı mülkiyete konu taşınmaza davalının taşkın su deposu yaparak ve su boruları döşeyerek elattığından müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece su borularının ve deposunun davacıya ait taşınmaza zarar vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava paylı mülkiyete konu taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca taşınmaz maliki haksız olarak taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Bu tür davalarda; çap kaydının sağlıklı şekilde uygulanması uyuşmazlığın çözümündeki en önemli unsurdur. Bu nedenle, tarafların dayandıkları tapu kayıtları getirtilerek delilleri toplandıktan sonra keşif yapılmalıdır. Keşifte taraflar ve yerel bilirkişi aracılığıyla çekişmeli taşınmaz saptanmalı ve bilirkişilerce keşfi izlemeye elverişli varsa elatmayı ve miktarını da gösterir, infazı sağlamaya yönelik kroki ve rapor hazırlatılarak sonuca gidilmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanı ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen kroki ve rapora göre, davalı köy tüzel kişiliğinin davacı taşınmazını boydan boya geçecek şekilde su borusu döşediği ve su deposu ve etrafındaki çukurun kısmen davacının mülkiyet sınırları içinde kaldığını ve hafriyatın da davacı taşınmazı üzerine döküldüğü belirlenmiştir.
Türk Medeni Kanununun 744. maddesindeki düzenleme gereğince; her taşınmaz maliki uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Mecra geçirilmesinin kamulaştırma kanunu kurallarına bağlı olması halinde, bu kanun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı köy tüzel kişiliği tarafından usulüne uygun olarak iradi veya kamulaştırma yoluyla mecra hakkı kurulmadan su borusu hattı döşendiği ve su deposu ve etrafındaki çukurun kısmen davacının mülkiyet sınırları içinde kaldığı ispatlandığı halde davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9045, K. 2008/10672, 24 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama