KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9209 E., 2008/11149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2008
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
MAHKEMESİAsliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2006 gününde verilen dilekçe ile İl Mera Komisyonu kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera komisyonu tahsis kararının iptali istemiyle açılmıştır.Davalı taraf davanın reddini savunmuş, mahkemece Mera Komisyonu tahsis kararının iptali ile davaya konu taşınmazların arazi vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.Hükmü, davada yer alan taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Köy, kasaba ve beldelerin hayvancılık geliriyle geçimleri sağlanıyor ise, bu yerleşim yerlerinde oturan kişilere hayvansal varlıklarının yeterli ölçüde tutulması ve bunlar için yeterli mera kaynaklarının temin edilmesi 4342 sayılı Mera Kanununun 1.maddesinde belirtildiği üzere devlete yüklenmiş bir görev kabul edilmiştir. Davaya konu taşınmaz, . ilçesi .Beldesi hudutları içerisinde bulunmaktadır.
Bu beldede yerleşik kişilerin varolan hayvansal varlıklarının mevcut halde tutulması, verimliliklerinin artırılması amacıyla yeterli miktar ve nitelikte tahsisli bir mera mevcut olmadığından aynı yasa uyarınca kurulan mera komisyonunun, beldede çalışmaya başlayarak sözü edilen yasanın 5/b maddesi gereğince komisyon kararlarında ve mahkeme hükmünde A ve B harfleri ile belirlenen yerleri mera kaynakları arasına alarak davalı belde adına tahsisini yaptığı anlaşılmaktadır.
Bir taşınmazın mera kaynakları arasına alınabilmesi için çalışmanın yapıldığı sırada nitelikleri itibari ile de mera özelliği taşıması gerekmez.
Bu yörede sonradan yapılacak ıslah çalışmaları ile de araziye mera niteliği kazandırılması mümkündür. Nitekim 4342 sayılı Mera Yasasının 18. ve takip eden maddelerinde nitelik iyileştirmesinin yapılabileceği ve bunların kimlerin görevleri arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Keşifte hazır edilerek rapor düzenleyen bilirkişilerin taşınmazın mevcut halini inceleyerek nitelikli mera yapılamayacağı yolundaki görüşleri beldenin meraya ihtiyacı olmadığı anlamında olmayıp, varsayım olarak olsa bile sıralanmayan iyileştirmenin yapılmayacağı biçiminde olup ileriye yönelik bu tür öngörü yasanın amaçladığı anlamı aşar niteliktedir.
Davalı beldenin davaya konu taşınmazlar dışında yeterli yüzölçümde mera kaynağının mevcut olduğu ileri sürülerek bu belirlenmediği sürece, mera kaynakları arasına alınan taşınmazlar için verildiği anlaşılan komisyon kararı yerinde kabul edilerek davanın reddi yerine kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.Kabule göre de; özel mülkiyet sicillerine yazılacak taşınmazların hangi hukuki yollar izlenerek yazılacağı yasalarla belirlenmiştir.
Örnek vermek gerekirse, tapusuz taşınmazlar için TMK.nun 713.maddesindeki yol izlenerek mülkiyet sicili oluşturulabileceği gibi, yürürlükten kalkmış yasalar da sayılmak suretiyle 2613, 4753, 766 ve 3402 sayılı yasalarda belirlenen kurallar gereği de özel mülkiyet sicilleri oluşturulabilir.
4342 sayılı Mera Yasası ile kurulan komisyonların özel mülkiyet sicili oluşturacak şekilde çalışma yapmaları öngörülmemiş olup, eldeki davada da TMK.nun 713. maddesindeki yol izlenmediğine göre daha önceden tapuya bağlı olmadığı anlaşılan 346055 m2 ve 102861 m2 yerler için malik dahi belirlenmeyecek biçimde arazi olarak tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9209, K. 2008/11149, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama