Davacı maliki olduğu 6799 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan “ Bu parseldeki ev ...’e aittir “ ve “ . oğlu ... zilyetliğindedir” belirtmelerinin silinmesini istemiştir.Davalı ... davayı kabul etmiş, diğer davalı ... mirasçısı ... davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- HUMK.nun 92. ve devamı maddelerinde düzenlenen davayı kabul, iki taraftan birinin, diğerinin talep sonucuna muvafakat etmesidir.
Kural olarak; tarafların dava konusu üzerinde tasarruf yetkileri bulunduğundan, yani medeni usul hukukunda taraflarca tasarruf ilkesi uygulandığından, davanın açılmasından sonra hüküm kesinleşinceye kadar davanın kabulü mümkündür. Yine belirtmek gerekir ki kabul karşı tarafın rızasına bağlı değildir.
Etkisini onun yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur.Davalı ...’in kabul beyanı nazara alınarak lehine tapu kaydına yazılan “ Bu parseldeki ev ...’e aittir” belirtmesinin silinmesine karar verilmesi gerekirken davanın tümü ile reddi doğru değildir.Karar bu nedenle bozulmalıdır.SONUÇ Yukarıda ( 1 ) bentte yazılan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine ( 2 ) bentte yazılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 07.10.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.