KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9305 E., 2008/14164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.02.2002 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.11.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ...geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. ... karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalı ...'ın maliki olduğu 282 ada 30 parsel numaralı taşınmaz üzerine inşa edilecek binada davalıya ait olan 1. kattaki bağımsız bölümleri 05.01.1999 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, belirterek bu bağımsız bölümlere isabet eden 16/153 hissenin iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin 3.200,00 YTL ye satışının vaat edildiğini, 2.200,00 YTL'nin peşin olarak ödendiğini kalan borç için düzenlenen bonolardan iki adedinin ödenmemiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan bu tür sözleşmeler Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde yapılması gereken, bir başka deyişle geçerliği resmi şekil şartına bağlı, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdendir. Vaat
alacaklısı, mülkiyet devir borcunun yerine getirilmemesi halinde vaat borçlusu aleyhine dava açarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunabilir.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan veya taraflarca sözleşmelerinin aksine ödenmediğini kabul ettikleri bir bedel varsa Borçlar Kanununun 81. maddesince bu bedelin depo ettirilerek hak sahiplerine verilmesi gerekir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-İstemin dayanağı olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde vaade konu bağımsız bölüm bedelinden 2.200,00 YTL'nin peşin olarak ödendiği ve bakiye kısmın 05.04.1999 tarihine kadar ödenmek üzere senet düzenlendiği belirtilmiştir. Davalı dosyaya sunduğu 11.03.1999 ve 11.04.1999 vade tarihli, 233.00 YTL bedelli senetlerin ödenmediğini ileri sürmüş, aksi davacı tarafından kanıtlanmamış, mahkemece de bu senet bedelleri toplamı olan 466.00 YTL'nin depo edilmesi suretiyle istem hüküm altına alınmıştır. Ancak eldeki davada olduğu gibi ödenmeyen bölüm için bono düzenlenmiş ise, bunların ödenme gününden depo tarihine kadar işlenmiş faizinin gerek duyulduğu takdirde bilirkişi raporu ile saptanarak bu bedelin depo ettirilmesi için davacıya uygun bir önel verilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9305, K. 2008/14164, 18 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama