KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9362 E., 2008/10478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.11.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 11.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 07.11.2006 tarihli dilekçesi ile, 893 parsel sayılı taşınmazı lehine davalılar adına kayıtlı 2488 sayılı parselden geçit hakkı tesisi istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalılar adına kayıtlı 2488 sayılı parselden geçit hakkı tesisine 11.12.2007 tarihinde karar verilmiştir.
Hükmü, iştirakçi paydaşlardan davalı ... vekili, davalı taşınmazın karardan önce tapuda dava dışı şahsa satıldığı nedeniyle ve resen görülecek yönlerden temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Somut olayda; Dairemizce getirtilip incelenen tapu kaydında, karar tarihinden önce cebri satış yoluyla 03.10.2007 tarihinde davalı 2488 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... oğlu ... ... adına tescil edildiği görülmüştür. Bu nedenle HUMK. 186. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere davacıya mehil verildikten sonra neticesine göre davaya devam
edilerek bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9362, K. 2008/10478, 22 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama