KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9421 E., 2008/10714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 14.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 14.11.2006 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davada 20.11.1990 günlü biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazların 5.000.000 TL değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 14.11.2008 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir.
Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın
gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Mahkemece yapılan keşif sonunda alınan 18.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerlere göre dava konusu hissenin değeri Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırının üzerindedir.Kamu düzeninden olan görev hususu dikkate alınmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9421, K. 2008/10714, 24 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama