İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/9433 K.2008/11843

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından…

Esas2008/9433Karar2008/11843Tarih17 Ekim 2008Okuma4 dk · 888 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9433 E., 2008/11843 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

888 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 1878 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 1/14 hisseye sahip paydaş “... kızı ...’nın” soyadının “...” olarak tespitini istemiştir.

Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.Bir başka ifade ile tapuda kayıt düzeltilmesi davalarında amaç tapu kaydındaki yanlış ve eksik bilgilerin nüfusa uygun hale getirilmesidir.

Somut olayda; ...’nın nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşıldığına göre bu husus göz ardı edilip, mahkemece yazılı gerekçe ile istemin kabulünü karar verilerek tespit hükmü kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2008 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacılar, murisleri ... kızı ...’nın, tapu kaydındaki kimlik bilgilerine yazılmayan soyadının ilavesi suretiyle tapu kaydında düzeltme yapılmasını istemişler; duruşmada ise, hukuki vasıflandırmanın mahkemeye ait olduğunu, nüfus kaydı bulunmadığından mevcut delil durumuna göre murisin soyadının ... olarak tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazda 1/4 pay sahibi olan ...’nın veraset belgesine göre davacıların murisi olduğunun anlaşıldığı ancak nüfusta kaydı bulunmadığından davacıların ıslah talebi doğrultusunda murisin soy isminin “...” olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Hükmün davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Daire çoğunluğu tarafından; “….davacının murisi ...’nın nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşıldığına göre bu husus göz ardı edilip, istemin kabulüne karar verilerek tespit hükmü kurulmasının doğru görülmediği” belirtilerek bozulmuştur.

Dava konusu 1878 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının incelenmesi soncunda; Mart 1943 tarihli ve 19 no’lu tapu senedinin iktisap sütunundan anlaşılacağı üzere tamamı ... ... kızı ...’nin iken 335 yılında ölümü ile evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...’yı terk ettiği, bunlardan ..., ..., ..., ... ile ... ...’nin hisselerini ... ... isimli şahsa sattıkları belirtilerek ... ... ile birlikte ..., ..., ... ve ... adına pay tesciline karar verildiği görülmektedir.

Dava konusu taşınmazdaki hisselerin ve bu arada muris ...’nın hissesinin geçerli bir tapu kaydına dayalı olarak adlarına yazılmış olduğu, resmi nüfus kayıtların göre mahkemece verilen veraset belgesinden anlaşılacağı üzere kayıt maliklerinden ...’nın da davacıların murisi olduğu açıktır.

Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir.Dava dilekçesinde davacılar, taşınmazlarının yol geçirilmesi nedeniyle 1988 yılında kamulaştırıldığını, ancak murisin tapuda soyadı yazılmamış olduğundan açmış oldukları kamulaştırma bedelinin artırılması davasında, tapu kaydının düzeltilmesi davası açmak üzere kendilerine yetki verildiğini, bu nedenle dava açtıklarını belirtmektedir.

Tapu maliklerinin mirasçılarının başvurması hallerinde tapu idareleri genellikle kendiliklerinden bu tür düzeltme işlemlerini yapmamakta, bu konuda mahkemelerden düzeltme veya tespit kararları istemektedir. Bunun üzerine

mahkemelerde düzeltme davaları açılmaktadır. Uygulamada mahkemelerce uzun yıllardır açılan bu tür davalara bakılmakta ve temyiz incelemesinden de geçen gerek düzeltme gerekse tespit kararları Tapu Sicil Müdürlüklerine götürülerek intikal ve satış işlemleri yapılabilmektedir. Davacıların bu tür davaları açmakta hukuki yararları mevcuttur. Şöyle ki;

Tapu Sicil Tüzüğünün 87. maddesinde kadastro çalışmaları sırasında meydana gelen yazım hatalarıyla ad, soyadı ve baba adındaki yanlışlık veya eksikliklerin ilgilisinin başvurusu üzerine dayanak kayıt ve belgeler incelenerek, talebin gerçek hak sahibinden geldiğine kanaat getirilmesi şartıyla düzeltilebileceği belirtilmektedir. Buradaki düzeltme işlemi, tapu memurlarının insiyatifine bırakılabilecek sadece yazım hatalarıyla ilgili konulara ilişkin olup mülkiyet ihtilafının hallinin, dolayısıyla yargılamanın gerekmediği hallere ilişkindir.

Muris nüfusa kayıtlı ise ve sağlığında soyadı almış ise zaten murisin tapu kaydındaki kimlik bilgileri nüfus kaydına göre düzeltilmektedir. Ancak murisin nüfus kaydı yoksa veya muris soyadı almadan ölmüş ise veya Türk soylu yabancı ülke vatandaşı ise ne yapılacaktır?

Burada sorun, sadece tapuda her hangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesi değil, tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından bu hakkı kullanamayan şahısların Anayasal mülkiyet haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıdır.

Kararın belirtilen gerekçe ile bozulması halinde, daha önce tapu idaresine başvurduğu halde düzeltme işlemlerini yaptıramayan mirasçılar tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından Anayasal mülkiyet haklarını kullanamayacak, başvurabilecekleri başka bir çözüm yolu da kalmamış olacaktır.

O halde idari yoldan tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur.

Sonuç olarak;

Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olup soy ismi almayan veya herhangi bir nedenle nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de; bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceği nazara alındığında, kimlik bilgilerine soyadı eklenmesi biçiminde değil, “tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi

olduğunun tespitine karar verilmesi” şeklinde bir hüküm kurulması gerekir.

Davaya konu olayda da; mahkemece “dava konusu 1878 ada 4 parselin 1/4 hisse maliki ... kızı ... ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespitine” karar verilmesi gerekirken “davacıların murisi ... kızı ...’nın soyadının ... olduğunun tespitine” karar verilmiş olması doğru değil ise de kararın “mahkemece 1878 ada 4 parselin ¼ hisse maliki ... kızı ... ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirdi” şeklindeki bir gerekçe ile bozulması gerekirken çoğunluk görüşünde olduğu gibi “davacının murisi ...’nın nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşıldığına göre bu husus göz ardı edilip, istemin kabulüne karar verilerek tespit hükmü kurulmasının doğru görülmediği” gerekçesiyle bozma kararı verilmesi isabetli değildir.

Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9433, K. 2008/11843, 17 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9433
Karar No
2008/11843
Tarih
17 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9433 K.2008/9072
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/9433 K.2008/14088
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/9434 K.2008/14089
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/9434 K.2008/11231
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9435 K.2008/10334
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/9435 K.2008/16424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.