İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/954 K.2008/3680

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2005 gününde verilen dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.07.2007 günlü hükmün…

Esas2008/954Karar2008/3680Tarih21 Mart 2008Okuma3 dk · 697 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/954 E., 2008/3680 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2008
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2005 gününde verilen dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı, 326 ve 327 parsel sayılı taşınmazlarda Kadastro Müdürlüğünün 29.08.2003 tarihli işlemi ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğinde bulunmuştur. Davanın kabulüne dair verilen hükmün Dairemizce, 41. madde uyarınca tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle yapılan düzeltme işlemlerinde kadastro tespitine esas orjinal ölçü değerleri ile zeminin uyumlu olması gerektiği olgusu üzerinde durulmadan karar verilmiş olması nedeniyle bozulması üzerine bu kez, mahkemece davacı yanın verilen kesin süre içerisinde keşif giderlerini yatırmadığı bu nedenle kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.

Süreler, kanun tarafından (Kanuni Süreler) tespit edildiği gibi hakim tarafından da tayin edilir (HUMK.m.159). Kanuni süreler, örneğin cevap süresi, temyiz süresi gibi kesindir (HUMK m.163,1-2) ve bu nedenle HUMK.unun 159. maddesinde açık hükmünde belirtildiği gibi kanun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, aynı yasanın 163. maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir.

Yargılama hukukunda egemen olan ilkelerden usul ekonomisi ilkesi gereğince, hakim bir davayı, makul süre içinde ve en az giderle sonuçlandırmak zorunda olduğundan bazen taraflara yapacakları işlemler gereği kesin süre verebilir (HUMK m.163-3) Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenlerle de hakim tarafından kesin süre verilirken;

1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3-Yapılacak işlem veya işlemler teker teker, varsa masrafının miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Tüm bu açıklamalardan sonra yeniden somut olaya döndüğümüzde;

Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yerel mahkeme 26.04.2006 tarihinde keşif yapılmasına karar vermiş ve keşif avansınında davacı tarafından yatırılması gerektiği hususunu tutanağa geçirmiştir. Ancak avansın yatırılmaması nedeniyle 28.06.2006 tarihinde yeniden keşif günü tayin edilmiş, daha sonra 18.10.2006 tarihli oturumda da keşif günü tayin edilmesine rağmen giderler yatırılmadığı için keşfe gidilmemiştir.

Davacı yan 07.02.2007 tarihli oturumda davasını takipsiz bırakmış, yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmesi üzerine 18.07.2007 tarihinde de keşif için gün tayin edilmiş, heyetin yasal yolluğu ile 150'şer YTL bilirkişi ücretinin davacı tarafından yatırılmasına karar verilmiştir. Ancak keşif giderlerinin yatırılmaması nedeniyle bu kez giderlerin yatırılmadığı, birden fazla verilen sürenin kesin sürenin sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği gibi dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra yasal süresi içersinde yenilendiğinde dava, yeni bir dava olmayıp, eski davanın devamıdır. (HUMK.m.409/VI) Bu nedenle davacıya yenilemeden sonra bir kez süre verilmiş ise de, yukarıda değindiğimiz gibi yenileme öncesi üç kez daha keşif giderlerinin yatırılması için süre verilmiştir. Hakimin birden fazla verilen sürenin kesin olduğu noktasındaki değerlendirmesi doğru olmuştur.

Ancak burada tartışılması gereken olgu, değindiğimiz kesin süreye ilişkin ilkelere uygun süre verilip verilmediğidir. Zira Hakim tarafından ikinci kez verilen sürenin kesin olması halinde de yukarıda değinilen kesin hükme ilişkin ilkelerin uygulanacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle de verilen süre içerisinde tarafın yapması gerektiği işlerin teker teker gösterilmesi ve giderlerinin de kalem kalem sayılması gerekir.

Mahkemenin verdiği sürelere baktığımızda keşif günü tayin edilmiş, ancak heyet ücreti ayrıntılı olarak gönderilmediği gibi yatırılması gereken toplam keşif gideri miktarı da belirlenmemiştir. Diğer bir anlatımla davacı yanın belirli sürede yatırması gereken giderin miktarı konusunda belirsizlik bulunmaktadır.

Bu durumda birden fazla verilen süre nedeniyle kesin sürenin varlığını kabul edebilmek için taraf yükümlülüklerinin açık ve belirgin bir şekilde gösterildiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/954, K. 2008/3680, 21 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/954
Karar No
2008/3680
Tarih
21 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/954 K.2008/3373
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/955 K.2008/3358
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/955 K.2008/2395
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/956 K.2008/2396
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/957 K.2008/2851
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/957 K.2008/4010

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.