KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10057 E., 2009/11173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Davacı, 112 Ada 12 parsel sayılı taşınmazın, murisi “... oğlu ... ”ya ait olduğunu ancak tapu kaydında “... oğlu ...” olarak yazıldığını, kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan Nüfus Müdürlüğü araştırmasında tapu maliki ile aynı ismi taşıyan bir kişi bulunup bulunmadığı sorulmamış, aksine davacı murisi ile aynı ismi taşıyan kayıt olup olmadığı araştırılmıştır. Tapuda malik olan “... oğlu ...” isimli kayıt bulunup bulunmadığının sorulması gerekir. Burada amaçlanan taşınmaz tapu kaydında malik görünen isimde bir kimsenin mevcut olup olmadığının belirlenmesidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10057, K. 2009/11173, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama