KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10311 E., 2009/11389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil veya tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23.03.2009 gün ve 2009/311 - 3616 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 21.08.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yüklenici ... tarafından 5 parsel sayılı taşınmazda yapılmakta olan binadaki 12 numaralı bağımsız bölümü 01.06.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, bu istemi kabul edilmediği takdirde taşınmazın değerinin tazminini talep etmiştir. Yargılama aşamasında da 09.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali tescil, kabul edilmediği takdirde 28.000.00 TL. tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı arsa sahibi ..., satış vaadine konu bağımsız bölümün yüklenici payı olmadığını ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini savunmuştur.
Mahkemece, yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde 24 adet bağımsız bölüm yapmayı yüklendiği, ancak taşınmaz üzerine 25 adet bağımsız bölüm yapıldığı, bu nedenle daire numaralarının değiştiği, inşaat yapım sözleşmesinin taraflarının sözleşme ekinde hazırladıkları paylaşım planına göre davacıya satılan bağımsız bölümün 4. Kat 13 numaralı bağımsız bölüm olduğu ve bu bağımsız bölümün de arsa sahibine ait olduğu anlaşıldığından tapu iptali tescil isteğinin reddine, taleple bağlı kalarak 15.000.00 TL. tazminatın yüklenici ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce yerel mahkeme kararı onanmış, davacı bu kez karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı 09.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talebini artırmıştır. Bilindiği gibi HUMK'nun 83. ve takip eden maddeleri ile düzenlenen ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usül işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Davanın kısmen olduğu gibi tamamen ıslahı da mümkündür. Hemen belirtmek gerekir ki karşı tarafın muvafakatı olmadan iddia ve savunmanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi olanaklı değil iken ıslah, tek taraflı bir irade açıklaması ile kullanılır ve karşı tarafın muvafakatine de bağlı değildir. Ayrıca, aynı yasanın 87/son maddesinin Anayasa Mahkemesinin 20.07.1999 tarih 1999/1 - 33 sayılı kararı ile iptal edilmesi sonucu koşulların varlığı halinde müddeabihin artırılması da olanaklı hale gelmiştir.
Islah kurumuna ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; davacı usulüne uygun ıslah dilekçesi ile netice-i talebini artırmış olduğu halde mahkemece davanın tüketici mahkemesinde görüldüğü, davacının ıslah dilekçesi ile birlikte harç yatırma zorunluluğu bulunmadığı hususu da gözetilerek ıslah dilekçesi çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tazminat miktarının takdirinde taleple bağlı kalındığı belirtilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10311, K. 2009/11389, 21 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama