KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1032 E., 2009/1980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.05.1999 gününde verilen dilekçe ile davalı ... adına yapılan mer'a sınırlandırılmasının iptali ile davacı ... adına mera olarak sınırlandırılmasının istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...; 1335 sayılı mera parseline ilişkin olarak davalı ... adına yapılan sınırlandırmanın iptali ile davacı ... adına sınırlandırılmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile ... köyü 1335 parselin kadastro tespitinin ve komisyon kararının iptali ile ... köyü tüzel kişiliği adına mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... köyü temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)
31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu
gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı...” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince;
Uyuşmazlık konusu 1335 parsel numaralı taşınmazın; kadastro tutanağının, 20.06.1974 tarihli kadastro komisyonun kararının ve 02.01.2006 tarihli fen bilirkişilerin raporunun incelenmesinden; taşınmazın 1959 yılında yörede çalışma yapan 80 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca davalı köyün merası olarak sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ... köyü ise sınırlandırma tarihinde henüz tüzel kişilik kazanmamış olup kadim köy olan davalı ... köyünün mezrası durumundadır ve 09.06.1991 tarihinde İçişleri Bakanlığı kararıyla müstakil köy haline gelmiştir.
Davalı ... adına yapılan sınırlandırmanın daha eski tarihli olması nedeniyle dava konusu meranın müstakilen ... köyü adına yararlanma hakkını kabul etmek mümkün değildir. ... köyü 1991 tarihinde, önceki durumu itibariyle kadim köy olan davalı ... köyü adına sınırlandırılan meradan ortak yararlanma hakkına sahiptir.
Uyuşmazlık konusu 1335 parsel numaralı mera vasfındaki taşınmazdan, taraf köylerin ortak yaralanma hakkı bulunduğuna dair karar verilecek yerde istemin tümden kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1032, K. 2009/1980, 16 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama