KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10701 E., 2009/11808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuya vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çekişmeli parsellerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine " ... Vakfından" şerhinin yazılması istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 04.07.2002 günlü hüküm, temyiz eden 166 ada 27 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı Selahattin Kuru yararına Dairemizce 17.11.2006 tarihinde bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... aleyhine açılan davanın, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ... idaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkeme kararında nelerin yazılacağı HUMK.nun 388.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısımda gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK.'nun 389.maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. (H.G.K.'nun 10.09.1991 tarih ve 281-415 ve 25.09.1991 tarih ve 355-440 sayılı kararları)
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Eldeki davada birden fazla sayıda davalar birleştirilerek yargılaması yapılmış olsa dahi bu davaların her biri ayrı ayrı davalardır. İlk hüküm yalnızca davalı ... tarafından temyiz edilmekle onun yararına bozulmuş ise de, bozma kararı ile hüküm tamamiyle ortadan kalmıştır. Bu nedenle, birleştirilerek görülen tüm davalar hakkında bozma sonrası yeniden hüküm kurulması gerekirken, sadece davalı ... yönünden hüküm kurulması ve diğer davalar yönünden olumlu veya olumsuz karar verilmemesi doğru olmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10701, K. 2009/11808, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama