KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10762 E., 2009/12222 K.·Birleşen Dava
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ VD.
- Dahili davalı
- ... VD.
- Davacısı
- ...
- Davalısı
- KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesini istemiş, birleştirilen davada da ... tarafından tapuda miktar düzeltimi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ...'nın davasının kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 14.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve birleşen davanın davacısı ilk davada dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., 2180 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 17.000 m2 olmasına rağmen tapuda eksik yazıldığını ileri sürerek miktarın düzeltilmesini istemiş, bu davanın davalısı (birleştirilen davanın davacı ... ise) 1982 parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün 30.000 m2'ye çıkarılmasını talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece 2180 sayılı parsel yönünden açılan davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... ile birleştirilen davanın davacısı ... temyiz etmiştir. Dava, kayıttaki yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasındaki farklılığın giderilmesi istemiyle açılmıştır. ./.. 2009/10762 - 12222 - 2 -
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacılar tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Yasada öngörülen işlem basamakları yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, açıklanan bu hususlar ve HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10762, K. 2009/12222, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama