İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/11122 K.2009/12583

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ...'nin davasının reddine, davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına dair verilen 03.12.2008…

Esas2009/11122Karar2009/12583Tarih10 Kasım 2009Okuma3 dk · 619 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11122 E., 2009/12583 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar
... VD.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

619 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ...'nin davasının reddine, davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına dair verilen 03.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar, 04.12.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı ... mirasçıları tarafından kendilerine satışı vaat edilen taşınmazların, 17.04.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile de davalıya satışının vaat edildiğini, davalının 04.12.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesinin varlığını mahkemeden gizleyerek kötüniyetli olarak taşınmazları, İstanbul Asliye 1.Hukuk mahkemesinin 02.03.2004 tarih 2002/685-2004/49 sayılı kararı ile, hükmen adına tescil ettirdiği iddiasıyla taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.

Davalı, davacıların taşınmazı satın almak istemeleri üzerine kendisinin vekaleten satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını,ancak davacıların satıştan evvel kaparo olarak verdikleri bedeli geri isteyince bunu davacılara ödediğini ve alımdan vazgeçtikleri için de taşınmazı kendisinin satın aldığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, satış vaadi sözleşmelerinin şahsi hak doğurduğu, sözleşmenin tarafı olmayan davalıya karşı talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davacı ...’nin davası reddedilmiş, ... yönünden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

./..

2009/11122 - 12583 - 2 -

Hükmü davacı ... vekili temyiz etmiştir.

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ilerde kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplam düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Somut olaya gelince; hükmen tescil suretiyle 02.03.2004 tarihinde mülkiyeti kazanmış görünen davalı ..., sözü edilen hükümde, 17.04.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesindeki alıcı sıfatıyla mülkiyete hak kazandığından bahisle hükmen tescile talip olmuştur. Mahkemece de bu satış vaadine değer verilmek suretiyle ...’in davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı ...’in buradaki kazanımının korunabilmesi için bu ayni hakkının yolsuz olarak tescil edilmemiş olması gerekir.

Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmü gereğince bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse yasal korumadan yararlanamaz.

Davalı ...’in mülkiyet kazanımına dayanak yapılan 17.04.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesinden önce, ...’e satış vaadi suretiyle hak aktarımında bulunan ... mirasçıları, ...’i vekil atamak suretiyle, 04.12.1996 tarihinde bizzat davalının katılımı ile düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile miras paylarını bedeli mukabilinde, davacılar ... ve ...’e temlik etmişlerdir.

Görüldüğü üzere davalı ..., vekil sıfatıyla katıldığı satış vaadi sözleşmesi ile müvekkillerinin mülkiyetinden çıkarılmasını vaat ettiği ayni hakka apaçık bir kötüniyetle sahip olmak istemiştir. Bu nedenledir ki. 14.07.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak edinilen

mülkiyet kötüniyetle kazanılan bir haktır. Yukarıda vurgulandığı üzere Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi gereğince hukuken korunamaz. Davacılar ... ve ...’in dayandıkları 04.12.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesi geçerlik şartlarının tümünü taşımakta olup, bu sözleşmeye dayanılarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Davalılardan... ./.. 2009/11122 - 12583 - 3 -

’in vekaletnamesinin sunulmaması nedeniyle davada taraf sıfatı olmadığından hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması yerinde olup, davacı ...’nin yarı payına yönelik tapu iptali ve tescile ilişkin davasının kabulüne karar verilecek yerde olaya ve hukuka uygun düşmeyecek gerekçe ile bu davacının davasının da reddi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/11122, K. 2009/12583, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11122
Karar No
2009/12583
Tarih
10 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/11122 K.2009/16671
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/11122 K.2009/13598
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/11123 K.2009/10650
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/11123 K.2009/12485
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/11124 K.2009/10692
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/11124 K.2009/13599

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.