KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11225 E., 2009/13268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... VD.
- Davalılar
- ... VD.
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.07.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanarak açılan geçit hakkı istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacılara ait 645 ve 646 sayılı parseller lehine 648 sayılı parsel aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
Davacılardan ... 645 sayılı parselin, ... ve ... da 646 parselin malikleridir. Bu iki parsel birbirine komşu parsellerdir. Davacılar ayrı ayrı parsellerin malikleri olup, zorunlu olmadığı halde birlikte dava açarak 648 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif
./..
2009/11225-13268 -2-
esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Mahkemece kurulan geçit ile 648 sayılı parsele fazla külfet yüklenmiş olmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince 646 sayılı parselin genel yola ulaşması için en uygun güzergah 645 ve 648 sayılı parseller üzerinden geçit kurulmasıdır. Bu sonucun temini için de 646 sayılı parsel yararına 645 sayılı parselin doğusundan ve devamında da 648 sayılı parselden geçit kurulmalıdır.
Bu konuda 646 sayılı parsel malikine 645 sayılı parsel maliki aleyhine de dava açması için süre verilmesi gerekir. 646 sayılı parsel malikinin 645 sayılı parsel aleyhine geçit kurulması istemi ile dava açması durumunda bu dosya ile birleştirilmesi ve sonuçta 648 parsel sayılı taşınmazın doğusundaki dere ile birleşik sınırı boyunca geçit kurularak her iki parselin birlikte doğudaki kadastrol yola bu yoldan ulaşması sağlanmalıdır.
Açıklanan hususlar dikkate alınmadan geçit hakkı kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/11225, K. 2009/13268, 20 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama