KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1149 E., 2009/2398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 08.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, davalının dava dışı H.... ...'dan Enkaz Satış Senedi ile aldığı tapu tahsis belgesinin sahte bilgilere dayandığından geçersiz olduğunu, davalı ile dava dışı H.... ...'ın kendisini hak sahibi yapmamak için kötüniyetli olarak satışı gerçekleştirdiklerini, davalının her türlü yolsuzluğa başvurarak devraldığı tapu tahsis belgesi ile malik olduğu 6 parsel sayılı taşınmazdaki 167 m2'lik yere ilişkin yolsuz tescilin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, Ankara 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1037 esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında taşınmazdaki iktisaplar mevzuata uygun olduğundan dava reddedilmiş ve kesinleşmiş olduğundan kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, Ankara 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1037 esas sayılı dosyasında müşterek malik oldukları 6 parselde davalı tarafından elatılan tapu kaydının iptali ile adına tescili istenmiş mahkemece dava reddedilmiştir. Temyize konu bu davada ise davalının hak sahipliğinin dayanağı olan tapu tahsis belgesinin sahte ve usulsüz olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğundan kesin hükümden söz edilemez.
Tapu tahsis belgeleri, düzenlenmesi bakımından hak sahibine bir kısım mükellefiyetler yüklediği gibi, idareye bir kısım görevler yüklenmesi ile vücut bulurlar. Bir ayni hakkın göstergesi değil iseler de aksi sabit oluncaya kadar hak sahibine zilyetlik hakkını kanıtlama bakımından karine oluştururlar.
Düzenlemesi idareye verilen görevler arasında olan işlerden olmakla, bu belgelerin içeriklerinin sahte olduğu ileri sürülerek hükümden düşürülmesi yine idarenin bilgisi dahilinde olan işlerdendir. Bu nedenle tapu tahsis belgelerinin iptali ya da hukuki sonuç doğuramayacaklarına ilişkin idari yargı mercii tarafından verilmiş bir hüküm bulunmadıkça tapu tahsis belgelerigeçerliliklerini korurlar.
Dosyada dava dayanağı belgenin iptaline ilişkin herhangi bir hüküm ve iddia bulunmadığından, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1149, K. 2009/2398, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama