KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11899 E., 2009/13107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- ... VD.
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ...,... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 285 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait 287 ve 288 parsel numaralı taşınmazlardan geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü aleyhine geçit hakkı kurulan 287 parsel malikleri temyiz etmişlerdir.
Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.Dava ehliyeti davada taraf olma ehliyetidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, taraf ehliyetini tanımlamamış, 38. maddesiyle Türk Medeni Kanununa yollamada bulunmakla yetinmiştir. Türk Medeni Kanunu ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek, medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını, her gerçek kişinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren taraf ehliyetini kazanacağını ve yaşadığı sürece taraf ehliyetinin devam edeceğini belirtmiştir.
Öte yandan Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetini yitireceği kuşkusuzdur.
./..
2009/11899 - 2009/13107 -2-
Bu itibarla, gerek Türk Medeni Kanunu gerekse Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, dava açıldığı zaman hayatta bulunan kişiler yönünden düzenleyici hükümler koymuş, ölen kişiler hakkında açılacak davalar yasalarımızda yer almamıştır. Nitekim 04.05.1978 tarihli ve 1978/4-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından davaya dahil edilmek veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmış, bu doğrultudaki içtihatlar kararlılık kazanmıştır.
Somut olayda;
Aleyhine geçit hakkı kurulan 287 parsel numaralı taşınmaz maliki ..., davanın açıldığı 26.05.2008 tarihinden önce, 18.02.2008 tarihinde ölmüş olduğu halde ölen kişinin mirasçıları dahili dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya devam edilmiş ve bu parsel aleyhine de hüküm kurulmuştur. İçeriği yukarıda açıklandığı üzere, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından davaya dahil edilmek veya dava ıslah suretiyle davaya devam edilmesi olanağı bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/11899, K. 2009/13107, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama