KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12015 E., 2009/12932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı, öteden beri annesi ve kendisi tarafından samanlık ve harman yeri olarak kullanılan taşınmazlarının 11.4.1978 tarihli 12 numaralı tapu kaydı ile kendisine ait olduğu halde, 1989 yılında yapılan kadastro tespitinde yol ve meydan olarak tescil harici bırakıldığını, bu yerin adına tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan keşifler sonucu dava konusu yerin 1263,07 metrekare yüzölçümünde olduğu ve 11.4.1978 tarihli 12 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiştir. Davada dayanılan tapu kaydı samanlık cinsi ile 42/288 pay itibariyle davacı ... ...adına kayıtlı bulunmaktadır. Miktarı alan itibariyle yazılı değil ise de “bir bap samanlık” vasfıyla tescilli bulunduğuna göre 1263,07
./..
2009/12015-12932 -2-
metrekarelik bu yerin özel harman yeri ve samanlığı olarak kullanılageldiğini kabul etmek gerekir. Özel mülkiyete konu teşkil edip tapu kapsamında sınırlandırılarak tescile karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön yok ise de; öteden beri müşterek mülkiyet esası üzerine tapuya bağlı bulunduğu anlaşıldığından tescile karar verilirken eski kütüğüne yansıyan payı esas alınmak üzere davacı adına 42/288 pay itibariyle tesciline karar verilecek yerde tamamının davacı adına tescili biçiminde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12015, K. 2009/12932, 16 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama