KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12022 E., 2009/12889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2008 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 104 ada 3 ve 5, 118 ada 6,10 ve 12, 124 ada 42 parsel sayılı taşınmazlar kaydı üzerindeki "..." şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı ... İdaresi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı ... İdaresi temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Çekişme konusu, 118 ada 6 parsel ile aynı ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar ile 124 ada 42 parsel sayılı taşınmaz tapuda paylı mülkiyet rejimine tabi olarak davacının 118 ada 6 parselde 8/16, aynı ada 10 parselde 224/1280, aynı ada 12 parsel ile 124 ada 42 parselde 32/512' şer payı vardır. Kayıt maliklerinden davacı dışında kalan paylı malikler tarafından açılmış başkaca bir davada mevcut değildir.
./..
2009/12022-12889 -2-
Türk Medeni kanununun m. 688'de paylı mülkiyet "birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları" şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için, birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette, mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen, eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcut bulunur. Eşya üzerindeki bu tek mülkiyet hakkı malikler arasında bir paylı mülkiyet birliği meydana getirir. Her paydaş mülkiyet hakkının belli bir payına sahip olur. Her pay diğerinden bağımsız, ayrıca tasarrufi işlemlere konu olabileceği için kanun bazı istisnalar hariç, payları taşınmaz hükmüne tabi tutulmuştur.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalara göre, paylı mülkiyet rejimine tabi bir taşınmazda pay sahibinin pay üzerinde tasarrufi işlem yapma yetkisi bulunduğundan bir paydaş diğer paydaş yararına tasarrufi işlemde bulunamaz. Diğer taraftan davacı dışındaki paylı malikler tarafından açılan bir davada yoktur. Hal böyle olunca, davacının açtığı dava sonucu yukarıda parsel numaraları yazılı taşınmazların diğer paylı malikleri üzerindeki kayıttan da vakıf şerhinin aksine düşünce ile terkini doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiş ise de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12022, K. 2009/12889, 13 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama