KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12183 E., 2009/13158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... VD.
- Davalılar
- ... VD.
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.02.2009 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, 30 parsel sayılı taşınmazda tersimat hatası bulunduğu gerekçesiyle kadastro müdürlüğünce 29.01.2009 tarihli işlemle 3402 sayılı Yasanın 41. maddesine göre düzeltme yapıldığını, yapılan bu düzeltme işleminin hatalı olduğunu, taşınmazlarının sınırlarının değiştiğini belirterek işlemin iptalini istemişlerdir.
Davalılar, işlemin doğru olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Kadastro Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
./..
2009/12183 - 13158 - 2 -
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut olayda da; kadastro müdürlüğünce davacıya ait 30 parsel ile davalı ...'a ait 33 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırındaki 239 ve 264 numaralı kırık noktalar birleştirilmesi gerekirken 239 ve 266 numaralı kırıkların birleştirildiği ve tersimat hatası yapıldığı belirtilerek 21.01.2009 tarihinde 41. maddeye göre düzeltme yapılmıştır. Bu işlemin iptali isteminin yararına düzeltme yapılan 33 parsel malikine yöneltilmesi gerekirken davacı yan kadastro müdürlüğüne de husumet yöneltmiştir. Mahkemece Kadastro müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken bu yön gözardı edilerek kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12183, K. 2009/13158, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama