KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1242 E., 2009/2138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.02.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalıların 2020 parsel sayılı mer’aya ağaç dikmek, tel örgü ile çevirmek ve duvar yapmak yoluyla elattıklarını ileri sürerek elatmalarının önlenmesi ile muhdesatın kal’ini istemiştir.
Davalı ..., mükerrer tapu kaydı bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiş, davalı ... ise yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...’in elatması bulunmadığından; davalı ...’in ise, pafta ve haritalardaki teknik sorunlar nedeniyle elatmasının belirlenemediği ve uzun yıllardır taşınmazı kullandığı gerekçeleri ile davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çapa bağlanmış mer’aya elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Dava konusu 2020 parsel sayılı taşınmaz Kızılkaya köyü tapulama alanı içerisinde yer almakta olup, anılan köyde 1957 yılında yapılan tapulama ile mer’a olarak sınırlandırılmıştır. ... Kadastro Müdürlüğü’nün 06.01.2009 günlü ve 43 sayılı yazıları ile tutanağın 15.06.1957 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalıların savunma yoluyla dayandıkları 749, 750 ve 751 parsel numaralı taşınmazlar ... köyü çalışma alanında kadastroya tabi
tutulmuşlardır. Anılan köydeki tapulamanın da 1958 yılında yapıldığı belirlenmiştir. Keşifte yapılan ölçüm ve değerlendirmelere göre 2020 parsel sayılı taşınmaz ile az yukarıda belirtilen parsel çaplarının bir kısım bölümleri itibariyle örtüştükleri görülmektedir. Diğer bir anlatımla, parsel bölümlerinin iç içe geçtikleri ve böylece sözü edilen bölümler yönünden çifte tapu(mükerrer tapu) oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu bölümler hakkında sağlıklı bir sonuca varabilmek için taşınmaz çaplarının hangisine üstünlük tanınacağı mahkemenin takdirindedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre mükerrerlik hallerinde önceki kayda değer verileceği kabul edilmekte olup, somut olayda da bu yolda hareket edilmesi yargılamaya ve hakkın özüne daha uygun düşer.
Somut olayda, davacı Hazine’nin dayandığı 2020 parsel sayılı taşınmazın tutanağının önce kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anılan bu kayda üstünlük tanınarak mahallinde uzman bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1242, K. 2009/2138, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama