KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12526 E., 2009/13039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün satın alındığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı yüklenici ..., davacının edimini yerine getirmediğini ve satış bedelinin bir kısmının ödenmediğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davalı arsa maliki ..., duruşmalara katılmamış ve savunma yapmamıştır.
Yerel mahkemece, davalı ...’nun tapuda malik olmadığı, diğer davalı ... aleyhine açılan davadan da feragat edildiği gerekcesiyle davanın reddine dair verilen ilk hüküm Dairemizce, özetle “...Taşınmazın bulunduğu yerde 2981 sayılı Yasa uyarınca imar uyğulaması yapılmış, 1998 ada 51 parsel numarasını alan taşınmazda dava konusu 10 no’lu bağımsız bölüm devir nedeniyle davalı yüklenici ... adına tescil edilmiştir, davanın esası incelenerek karar verilmesi gerekir...” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamalar neticesinde davacının edimini yerine getirdiği, satış bedelinin bir kısmını nakit olarak ödendiği bir kısmı için ise senet verildiği, senet bedelinin ödenmemiş olmasının ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
./..
2009/12526 - 13039 - 2 -
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava konusu 10 no’lu bağımsız bölüm bozma kararından sonra davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde tapudan “satış" suretiyle ... ’na devredilmiştir.Bu durumda, mahkemece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 186. maddesi hükmü uyarınca davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmalı, davacı seçimlik hakkını kullandıktan sonra kullanılan seçimlik hakka göre davaya devam edilerek karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu yön düşünülmeden ve ödenmeyen senetlerin ayrı bir davanın konusunu oluşturacağından bahisle davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davalı yüklenici davacının satış bedelinin bir kısmının ödenmediğini ve edimini yerine getirmediğini savunmuş, davacı da 02.11.2006 tarihli oturumda satış bedelinin bir kısmını ödemediğini kabul etmiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri karşılıklı olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Kural olarak, taraflardan birinin ifa talebinde bulunabilmesi için öncelikle kendi borcunu yerine getirmesi gerekir. Kısaca satış vaadi sözleşmelerinde ifa, satış vaadi konusu olan taşınmaz bedelinin vaad borçlusuna ödenmesi, vaad borçlusunun ise taşınmazı vaad alacaklı adına tescili ile gerçekleşir. Ödenmeyen satış bedeli miktarı kadar vaad borçlusuna senet verilmesi halinde edimin tam olarak yerine getirildi kabul edilemez. Senet bedellerinin de tam olarak ödenmesi gerekir.
Somut olayda; satış vaadi sözleşmesi ile birlikte vaad borçlusuna satış bedelinin bir kısmı nakden ödenmiş bir kısmı için ise senet verilmiştir. Ödenmeyen senetler nedeniyle davacı aleyhine Gaziosmanpaşa 1. İcra Müdürlüğünün 2006/10878 ve 2006/11675 sayılı icra takibi yapılmıştır. Hal böyle olunca, vaad alacaklısı davacının tescil talebinde bulunabilmesi için icra takibine konu dosyalardaki takibe konu borç miktarını ödemesi ya da mahkeme veznesine depo etmesi gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12526, K. 2009/13039, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama