KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12592 E., 2009/13871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.09.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahipleri, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, yüklenici aleyhine Antalya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1081 esasında kayıtlı alacak davasının açıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
5512 ada 22 sayılı parsel üzerinde yapılan binadaki 26 numaralı bağımsız bölümün 2.3.2000 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yapımına karşılık davalı yüklenici şirkete bırakıldığı, davalı yüklenicinin de 5.7.2001 günlü noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği tartışmasızdır. Gerçekten yüklenici, kazandığı şahsi hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi bu hakkını B.K.nun 162. ve devamı maddeleri gereğince borçlunun rızası gerekmeden üçüncü bir kişiye de temlik edebilir.
Somut olayda; davacının dayandığı 5.7.2001 günlü sözleşme bir temlik sözleşmesidir. Ne var ki, borçludan (arsa sahibinden) bu temlike dayanılarak üçüncü kişinin (davacının) alacak talebinde bulunması halinde borçlu (arsa sahibi) B.K.nun 167.maddesine dayanarak temlik edene karşı (yükleniciye karşı) ileri sürebileceği def’ileri temellük edene (davacıya) karşı da dermeyan edebilir. Eldeki davada davalı arsa sahibinin savunma sebebinin dayanağı B.K.nun 167.maddesinin ilk fıkrasıdır.
Temlike ve temlik sonucu borçlunun temellük eden üçüncü kişiye karşı ileri sürebileceği haklarına ilişkin bu genel açıklamadan sonra davalı arsa sahiplerinin yüklenici aleyhine açtığı Antalya 5.Asliye Hukuk Mahkemesini 2002/1081 sayılı esasında kayıtlı davanın eldeki davaya etkisine gelince;
Anılan dava dosyasının incelenmesinde de; arsa sahiplerinin yüklenici aleyhine 2.3.2000 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak yapıdaki eksik işler, kira kaybı alacağı ve iskan giderlerinden kaynaklanan alacakları için dava açtığı, bu isteklerin hüküm altına alındığı görülmektedir. Arsa sahiplerinin özellikle yükleniciden eksik işler bedeli ile iskan giderlerini istemesi nama ifaya izin anlamına gelir.
Gerçekten, B.K.nun 97.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre bir borcun borçlu tarafından yerine getirilmemesi ve temerrüde düşmesi halinde alacaklı masrafı borçluya ait olmak üzere borcun kendisi tarafından ifasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Bu durumda sözleşme ayaktadır ve mahkemenin hüküm altına aldığı tutarların karşılanması halinde ifa ile sonuçlanmış sayılır.
Arsa sahiplerinin alacakları yüklenici veya onun temlik ettiği üçüncü kişi tarafından kendilerine ödenirse sözleşme ifa ile sonuçlanmış olacağından davacı temlik işleminin kendisine sağladığı olanaktan yararlanarak dava konusu bağımsız bölümün tescilini talep edebilir.
Bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, Antalya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1081 esasında kayıtlı dava sonucunda verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğini saptamak, kesinleşmiş ise hüküm altına alınan alacak tutarını arsa sahiplerine ödenmek üzere davacının karşılayıp karşılamayacağını sorup tespit etmek, olumlu yanıt alınırsa bu miktarı depo ettirmek, aksi durumda davayı şimdiki gibi reddetmek olmalıdır. Mahkemece bu yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12592, K. 2009/13871, 9 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama