KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12615 E., 2009/13916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.05.2005 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 1902 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "bu gayrimenkul içindeki bağ tiyekleri ...'a aittir" belirtmesinin terkini ile davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesi ve fazlaya dair hakların saklı tutularak 5000 TL. ecrimisilin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalılar, bağ tiyekleri için emek değerinin ödenmesi karşılığında belirtmenin terkin edilebileceğini, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin haksız olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece, saptanan emek değerinden taleple bağlı kalınarak 5000 TL. tutarındaki ecrimisil isteminin mahsubu ile 84.450.22 TL. bedelin davacı tarafından ödenmesine, beyanlar hanesindeki kaydın terkinine, ayrıca elatmanın önlenmesi ile 18.822,01 TL. ecrimisilin 2008 yılı mahsul kaldırma tarihi 31.12.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerindeki arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı sadece şahsi bir haktır. Bu hakkın hukuki mahiyeti ve nasıl kullanılacağı ise TMK’nun 722, 724. ve 729. maddelerinde açıklanmıştır.
Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi (766 sayılı Tapulama Kanununun 40. maddesi) olanak sağlamaktadır. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca.
“Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.” Muhdesat şerhi verilmekle yapı veya ağaç sahibinin hakları ile arazi sahibinin hakları yekdiğerinden ayrılır ve bu şerh yapı sahibine arazinin maliki olmamasına rağmen başkasına ait arazideki yapı ya da ağacı kullanma hakkı sağlar.
Bu haklar yapının yıkılması, yanması veya muhdesat sahibinin bu hakkından vazgeçmesi suretiyle sona erer. Dairemiz uygulamasında genişletici yorumla kabul edilen bir diğer sona erme nedeni de arazi sahibinin muhdesat sahibine muhdesat bedelini ödemiş olmasıdır.
Somut olayda da, dava konusu taşınmaz 766 sayılı Kanun gereği yapılan tapulama çalışmaları sonucu Hazine adına tespit edilmiş, "bu gayrimenkul üzerindeki bağ tiyetleri ... oğlu ...'a aittir" şeklindeki belirtme de tutanağın beyanlar sütununa yazılmış, tutanak bu şekilde kesinleşmiştir. Davacı şimdi kayıt maliki olarak belirtmenin terkini ile birlikte ... mirasçısı davalıların taşınmaza elatmalarının önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istemektedir.
Yukarıda da açıklandığı gibi muhdesatın beyanlar sütununda gösterilmesi ile birlikte hak sahiplerinin muhdesatı kullanma hakları doğmaktadır. Bu nedenle davalıların tapulama tutanağında yer alan ve tapu kaydının da beyanlar sütununda gösterilen bağı kullanmakta hakları bulunmaktadır. Bu kullanım yasal bir hakka dayandığına göre beyanlar sütunundaki kayıt durduğu sürece elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenemez. Kayıt maliki ancak yukarıda değinildiği şekilde bağın değerini ödeyerek beyanlar hanesindeki kaydı terkin ettirdikten sonra halen taşınmaz üzerinde kullanımın devam etmesi halinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunabilir.
Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra mahkemece, taşınmaz üzerindeki bağın bedelinin depo ettirilmesi, daha sonra taşınmaz kaydındaki belirtmenin terkinine karar verilmesi, elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı isteklerinin de reddine karar verilmesi gerekirken saptanan bedelden ecrimisil isteğinin mahsubu, bedelin buna göre ödenmesi, talep de aşılarak ayrıca ecrimisile hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12615, K. 2009/13916, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama