KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1302 E., 2009/2439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.11.2007 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.9.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera komisyonu çalışmaları sırasında Hazine adına 1407 parsel numarası ile "ham toprak" niteliği ile kayıtlı taşınmazın mera kaynakları arasına alınmasına dair komisyon kararının iptali istemi ile açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı köy tüzel kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten 62475 m2 yüzölçümündeki 1407 sayılı parsel "ham toprak" niteliğinde davacı Hazine adına kayıtlıdır. Taşınmazın ... Köyü, ... mevkiinde bulunduğu kayıt örneğinde yazılıdır. 4342 sayılı Mera Kanununun 5. maddesinde mera kaynaklarının neler olabileceği sıralanmış, bunların arasında Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüd sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler de gösterilmiştir.
Kısaca, Hazinenin özel mülkiyetindeki bir taşınmazdan mera olarak yararlanılması mümkünse bu tür bir yer teknik ekipler ve komisyon tarafından mera kaynakları arasına alınabilir. Ne var ki, anılan yasanın 9. maddesi hükmüne göre bu tür bir taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içersinde bulunduğu saptanırsa mera olarak sınırlandırılabilmesi için tespit ve tahdit çalışmalarından önce
Maliye Bakanlığından izin alınması gerekir.
Eldeki uyuşmazlıkta mahkemece, 1407 sayılı parselin belediye veya mücavir alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığı, kalmakta ise Maliye Bakanlığından izin alınıp alınmadığı sorulup saptanmamıştır. Öncelikle bu hususun aydınlığa kavuşturulması gerekir.
Yapılacak inceleme ve araştırma sonucu 1407 sayılı parselin belediye ve mücavir alan sınırları içersinde kalmadığı anlaşılırsa, bir yerin 4342 sayılı Mera Kanununun ve Mera Yönetmeliği ile genelge hükümleri çerçevesinde mera kaynakları arasına alınıp alınmayacağını o köy veya belediyenin tüm mülki sınırları dikkate alınmak suretiyle bu konudaki uygun normlara göre teknik ekip ve komisyonlar belirleyebileceğinden bilirkişinin salt bir parseli incelemek suretiyle yorumda bulunma yetkisi olmadığı düşünülmelidir.
Mahkemece tüm bu yönler bir yana bırakılarak bilirkişinin yetkisi bulunmayan hukuki bir konudaki raporu ile bağlı kalınarak dava yazılı olduğu şekilde kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1302, K. 2009/2439, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama