Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı, davacı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili için dava açıldığını ve derdest bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 23.12.1997 günlü ipotek tutarı olan 40 milyar liranın depo edilmesi koşulu ile ipoteğin fekkine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda; incelenen ve ipotek aktinin çerçevesini tayin eden 23.12.1997 tarihli resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, İleride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir.
Türk Medeni Kanununun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir.
Türk Medeni Kanununun 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. HGK.nun 1989/11-294 E. – 1989/378 K. ve 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır.
Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. 23.12.1997 tarihli resmi senede göre teminat sadece asıl alacağı sağladığından bu miktar da rehin alacaklısına ödenmek üzere depo ettirilerek dava kabul edildiğinden davalının bütün temyiz itirazları yersizdir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.