KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13743 E., 2009/14547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 14.9.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri hükümleri gereğince verilen karar ile iki tarafa yüklenen ve bahşedilen vazife ve hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek şekilde hükme açıkça yazılması gerekir. Aksi halde taraflar yeni bazı uyuşmazlıklar içine itilir. Bir davadan başka başka davaların ortaya çıkmasına sebebiyet verilir. Mahkemece kurulan hüküm “ davacının davasının kabulü ile ... ile ... ilçesi ...köyü ... mevkii 782 parsel sayılı 705 m2. yüzölçümlü davalı ...
Barutçu’ya ait taşınmazda, davacı ... ’na noterden düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satılan 200 m2.lik yere tekabül eden payın, davalı adına tapuda kayıtlı söz konusu 782 parsel sayılı taşınmaza ait kaydın tapudan iptali ile davanın hisseye dönüştürülmek suretiyle söz konusu 782 parsel sayılı 705 m2. yüzölçümlü taşınmazda 200 m2ye düşen payın davacı adına tapuya tesciline” şeklindedir.
Kurulan bu hükmün açık yazılmadığı, infazda tereddütlere neden olacağı ortadadır. Bu yön HUMK.nun 389. maddesine aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir ise de düşülen yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/13743, K. 2009/14547, 22 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama