KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1380 E., 2009/2299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.4.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı; müşterek maliki bulunduğu 26 ada 18 parsel sayılı taşınmazına davalının duvar yaparak ve tel çit çekerek müdahale ettiğini ayrıca ağaçlarını keserek zarar verdiğini belirterek el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacıya ait 26 ada 18 parsel numaralı taşınmazın 10,54 m2’lik kısmına davalının el atmasının duvarın kal’i suretiyle önlenmesine, ağaçlara verilen zarar nedeniyle 185 YTL tazminat ile toplam 29,96 YTL’lik ecrimisil isteminin kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
Hüküm, 26.12.2008 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş ve 26.12.2008 tarihinde de temyiz edilmiştir. Mahkemece 26.12.2008 tarihli ve 2008/38 E. 2008/658 K. sayılı ekkarar ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiş, bu ret kararı ise yasal süre içersinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ayrıca asıl karar 09.01.2009 tarihinde davacı vekilince de süresinde temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 427. maddesindeki kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olup aynı yasanın 432/4. maddesine göre de; “Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir...”
hükmünü taşımaktadır.
Gayrimenkulun aynına ilişkin davalar 427. maddede öngörülen kesinlik sınırının kapsamında değildir. Davada taşınmaz malın aynına yönelik istemlerde bulunulduğundan mahkemece davacının temyiz isteminin reddi doğru olmamıştır. Belirtilen nedenle mahkemenin 26.12.2008 tarihli ve 2008/38 E., 2008/658 K. sayılı ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek, 20.11.2008 tarihli ve 2008/38 E. 2008/658 K. sayılı ilamının yapılan temyiz inceleme sonucunda;
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Davacının haksız işgal tazminatı olarak da adlandırılan ecrimisile ilişkin talebi bölünebilir menfaatlerden olup Türk Medeni Kanununun 693. maddesi hükmü gereğince, paydaşların bu istem hakkında diğerlerini temsilen hareket etmeleri mümkün bulunmadığından ve davacı da 26 ada 18 parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında paydaş bulunduğundan payı oranında el atılan yer için hesaplamış ecrimisile hükmedilmesi ayrıca ecrimisil talebinin dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için hesaplanarak hükmedilmesi gerekirken bu hususlara aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1380, K. 2009/2299, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama