KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1384 E., 2009/2275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ayrı ayrı düzenlenmiş 21.09.1999 günlü iki adet taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davaya “Tüketici Mahkemesi sıfatıyla” bakılarak dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda; dayanılan 21.09.1999 günlü sözleşmelerde satış vaadi borçlusunun davalı ... olduğu görülmektedir. Anılan sözleşmeler, davalının mirasbırakanı ...’ın dava dışı ve yüklenici olduğu anlaşılan S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile olan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca arsa sahibine bırakılacak 5.Blok 10 numaralı ve aynı bloktaki 14 numaralı bağımsız bölümlerin satışının vaadi için düzenlenmiştir.
Görülüyor ki, davacılara satış vaadinde bulunan davalı 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3.maddesinin (f) bendinde tanımı yapılan satıcı değildir. Hal böyle olunca, davanın 4077 sayılı yasanın 23.maddesi hükmü gereğince tüketici mahkemesinde görülme olanağı yoktur.
Mahkemece, davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması gerekirken işin esasının tüketici mahkemesi sıfatıyla çözümü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1384, K. 2009/2275, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama