KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13865 E., 2009/14888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.05.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 3323 parsel sayılı taşınmazdaki ipoteğin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava 04.05.2006 tarihinde açılmıştır. Dosyada yer alan tapu kayıt örneğinden davacı malikin 26.05.2006 tarihinde dava konusu 3323 parsel sayılı taşınmazı üçüncü bir kişiye tapuda satış yolu ile temlik ettiği görülmektedir.
HUMK.nun 186.maddesi uyarınca “dava ikame edildikten sonra iki taraftan biri müddeabihi ahara temlik ederse diğer taraf muhayyerdir. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından sarfı nazar ederek müddeabihi temlik eden kimseye karşı dava eder…. dilerse davasını müddeabihi ahara temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına tebdil eder.”
HUMK.m.186, daha çok davalının müddeabihi temlik etmiş olması halini düzenlemişe benzemektedir. Bu nedenle m.186’da davacının müddeabihi temlik etmiş olması halinin düzenlenmediği fikri savunulmaktadır. Fakat, m.186’daki “iki taraftan biri müddeabihi başkasına temlik ederse, diğer taraf muhayyerdir” denildiğinden, bu madde hükmünü imkan nisbetinde her iki taraf için de aynı şekilde uygulamak gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın görülmekte olduğu sırasında dava konusu üçüncü bir kişiye temlik edildiğinden müddeabihi devralan üçüncü kişi devreden davacının yerine geçerek davaya devam edebilir.
Mahkemece HUMK.nun 186.maddesi hükmü ve yukarıda yapılan saptama gözardı edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/13865, K. 2009/14888, 29 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama