KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1433 E., 2009/4744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.3.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal, davalı savunma olarak temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; meni müdahale ve kal talebinin kabulüne, davalının savunma olarak ileri sürdüğü temliken tescil talebinin reddine dair verilen 31.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.4.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av.... geldi.
Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamalar dinlendi. DurUşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı haksız elatmanın kal suretiyle kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı ... ... yapının iyiniyetle yapıldığını, 30 yıldır da kullanılmakta olduğunu, açılan davanın reddini, savunma yolu ile de Türk Medeni Kanununun 725.maddesi gereğince ... yapı kısmının temliken tescilini istemiştir.
Mahkemece mülkiyet hakkına dayalı istemin kabulüne, bilirkişinin 21.06.2006 tarihli raporu ekindeki krokide (A) ve (B) ile gösterilen ... yapının kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Türk Medeni Kanununun 725.
maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, madde hükmü;
"Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş ... içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, ... yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir.
Böylece, yasa koyucu zeminle muhdesat arasındaki bağlantıyı kesmiş bina sahibine bazı koşulların varlığı halinde ayrılmaz parça niteliğindeki ... yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Mahkemece kal’ine karar verilen bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) ve (B) ile gösterilen yapı kısmı ... inşaattır. ... yapı iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı ... yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu ise eşyaya bağlı bir borçtur.
Bir tanımlama yapmak gerekirse, bir kimsenin sahip olduğu bir eşya dolaysıyla bir borç yükümlülüğü altına girmesine eşyaya bağlı borç denilmektedir. Bu tür ilişkilerde borçlu belli ve değişmez bir kimse değil, taşınmazın o zamandaki malikidir. Başka bir deyişle borç ilişkisi eşyaya bağlanmıştır. Bu özelliklerinden dolayı ancak şahsi bir hak eşyaya bağlı bir borcun konusu olabilir.
O yüzden davalı eşyaya bağlı borç ilişkisinden kaynaklanan alacağını taşılan arazi kısmının ... maliklerine karşı da ileri sürebilir. ... malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur. Açıklanan nedenle mahkemenin savunmaya yazılı bazı gerekçelerle değer tanımaması yasaya uygun düşmemiştir.
Ne var ki, ... yapının malikleri Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak yöntemine uygun dava açmamış, sorunu mahkeme önüne savunma yolu ile getirmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş savunma yolu ile mahkeme önüne getirilen Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayalı temliken tescil istemini incelemek, koşullar yerinde görülürse kayıt malikleri tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasını reddetmek olmalıdır. Savunma yasaya uygun düşmeyen nedenlerle yerinde bulunmadığından eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1433, K. 2009/4744, 14 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama