KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1662 E., 2009/2490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2006 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 561 ada 8 parsel kaydı üzerindeki “Camii Kebir” Vakfı şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı ... idaresi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalıVakıflar idaresi temyiz etmiştir.
561 ada 8 parsel sayılı taşınmaz tapuda paylı mülkiyet rejimine tabi olarak 30/40 pay davacı ..., 1/4 pay olarak da davaya dahil edilenler miras bırakanı ... adına kayıtlıdır. Dava maliklerden ... tarafından açılmış, kayıt maliklerinden ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Vakıf şerhi ise davaya dahil edilen miras bırakanı ... payında bulunmaktadır. Kısaca kaydında vakıf şerhi bulunan ... mirasçıları tarafından açılan bir dava mevcut değildir.
Türk Medeni Kanunu m.688’de paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla olmaları “ şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için; birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette, mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen, eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcut bulunur. Eşya üzerindeki bu tek
mülkiyet hakkı malikler arasında bir paylı mülkiyet birliği meydana getirir. Her paydaş mülkiyet hakkının belli bir payına sahip olur. Her pay diğerinden bağımsız, ayrıca tasarrufi işlemlere konu olabileceği için kanun bazı istisnalar hariç, payları taşınmaz hükmüne tabi tutmuştur.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalara göre paylı mülkiyet rejimine tabi bir taşınmazda pay sahibinin payı üzerinde tasarrufi işlem yapma yetkisi bulunduğundan bir paydaş diğer paydaş yararına tasarrufi işlemde bulunamaz. Diğer taraftan, Mevlüde mirasçıları tarafından açılan bir dava da yoktur. Hal böyle olunca davacı ...’nun açtığı dava sonucu Mevlüde üzerindeki kayıttan vakıf şerhinin terkini doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1662, K. 2009/2490, 27 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama